Tatil Uçak Otel

Ana Sayfa | Otel Arama | Tatil Bölgeleri | Otel Ekle | Üye Girişi | İletişim

Anahtar kelime:    












Resimleri büyültmek için üzerlerine tıklayınız.
SİVAS


SİVAS

Genel Bilgiler
YÜZÖLÇÜMÜ: 28.488 km²
NÜFUS: 755.091 (2000)
İL TRAFİK NO: 58

Sivas İç Anadolu'nun doğusunda yer alan, Anadolu'daki tarihi İpek Yolu güzergahlarının kesiştiği bir yerde konumlanmış ve ünlü Kral Yolunun da geçtiği büyük bir ilimizdir. Sivas tarihi zenginlikleri, doğal güzellikleri, kaplıcaları ile turistlere ilginç tatil olanakları sunmaktadır.

İLÇELER

Sivas ilinin ilçeleri; Akıncılar, Altınyayla, Divriği, Doğanşar, Geremek, Gölova, Gürün, Hafik, İmralı, Kangal, Koyulhisar, Suşehri, Şarkışlı, Ulaş, Yıldızeli ve Zara'dır.Akıncılar : Sivas'a 210 km uzaklıktadır. Önemli tarihi eserleri; Hatipoğlu Camii, Bahattin Şeyh Türbesi, Yusuf Şeyh Türbesi, Doğantepe ve Erence köylerinde Bizans dönemine ait olduğu sanılan iki kaledir.

Altınyayla : Sivas'a 80 km. uzaklıktadır. Önemli tarihi eserleri; Altınyayla Camiidir.
Divriği : Sivas'a karayolu ile 184 km, demiryoluyla 179 km uzaklıktadır. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (ilçe merkezindedir ve UNESCO'nun ''Dünya Mirası'' listesinde yer almaktadır), Divriği Kalesi ve Kale Camisi, Kesdoğan Kalesi, edit Paşa Camii, Sitte Melik Kümbeti, Nurettin Salih Kümbeti, Naip (Gazezler) Kümbeti, Sinaniye Hatun Türbesi, Ahi Yusuf Türbesi, Pamuk Han, Burma Han, Mirçinge Hanı, Dipli Han, Aşağı Kilise, Yukarı Kilise, Erşün Kilisesi, Odur Kilisesi, Handere Köprüsü, Hüseyin Gazi Türbesi, Seyit Baba Türbesi ve ahşap işçiliğinin çok güzel örnekleriyle süslenmiş çok sayıda konak görülmeye değer tarihi eserlerdir.
Doğanşar : Sivas'a 95 km. uzaklıktadır. Ulu Camii, Kale Camii, Uzunbelen Hubyar Türbesi bu ilçededir.
Gemerek : Sivas'ın batısında yer almaktadır. Sızır Kasabasında Göksu Çayı üzerinde bulunan Sızır Şelalesi doğal güzelliğe sahiptir. Önemli tarihi eserleri; Merkez Camii, İnkışla Cami, İnkışla Hamzalı Cami, Çepni Cami, Şahruh Köprüsü, Sızır Kasabasında Eskiköy ören yeri, Karacaören ve Dendeliz Ören yeri kalıntılarıdır.
Gölova : Sivas'a 198 km uzaklıktadır. Gölova baraj gölü çevresi ve yaylalarıyla doğal güzelliğe sahiptir. Çobanbaba Türbesi bulunmaktadır.
Gürün : Sivas'ın güneyinde yer alamaktadır.İlçe merkezinde Ulu Camii, Kilise, 50'ye yakın suni mağara, Şuğul Vadisinde de 3 mağara vardır. Kaletepe, Yılanlı, Taşlı, Höyüklüyurt, Davul, İncesu, Böğrüdelik höyükleri tarihi eser tescillidir.
Hafik : Sivas'a 37 km. uzaklıktadır. Hafik Gölü, Lota Gölü, yaylaları ve doğal güzelliği olan yerdir. Önemli tarihi eserleri; Hükümet Konağı, Tuzhisar Kilisesi'dir.
İmranlı : Sivas'a 106 km. uzaklıktadır. Önemli tarihi eseri; Gogi Baba Türbesi’dir.
Kangal : Sivas'ın 86 km. güney-doğusundadır. İlçeye 13 km. uzaklıkta, Kavak Köyü mevkiinde bulunan Balıklı Kaplıca sedef hastalığını tedavi edici özelliği ile sağlık turizmi açısından çok önemli bir yerdir. Alacahan kasabasındaki Alacahan Kervansarayı, Halil Rıfat Paşa Köprüsü, Tekke Köyündeki Samut Baba Kümbeti görülmeye tarihi eserlerdir. İlçede ayrıca Meydan Cami, Kuşçu Köyü Cami, Şeyh İbrahim El Aziz Cami, Demiryurt Cami, Acısu Köprüsü, Şeyh Merzuban Türbesi, Pir Gökçe (Pir Göcek) Türbesi, Demiryurt Mağaraları görülmeye değer yerlerdir. İlçe sınırları içinde Oyuklu Höyüğü, Lafçılar Ağılı Höyüğü, Kültepe ve Tepecik Höyükleri vardır.
Koyulhisar : Sivas'a 180 km. uzaklıktadır. Eğriçimen, Kengercik,Arpacık, Sarıçiçek yaylaları doğal güzelliği olan yerlerdir. Önemli tarihi eserleri; Aşağı Kale (Kale-i Zir), Yukarı Kale (Kale-i Bala), Fatih Camii, Hacı Murat Hanı’dır.
Suşehri : Sivas'a 144 km. uzaklıktadır.Önemli tarihi eserleri; Balhatun Camii (Balkıs Hatun), Köse Süleyman Türbesi’dir.
Şarkışla : Sivas'a 81 km. uzaklıktadır. Önemli tarihi eserleri; Aşık Veyse Müzesi, Ulu Camii, Hardal Köyü Camii, Kale’dir.
Ulaş : Sivas'a 37 km. uzaklıktadır. Önemli tarihi eserleri; Acıyurt Köyü Camii, Şeyhderdiyar (Şeyh Mehmet Dede) Türbesi’dir.
Yıldızeli : Sivas'a 45 km. uzaklıktadır. Önemli tarihi eserleri; Şeyh Halil Türbesi, Akcakoca Köyü Türbesi, Banaz Köyü Türbesi, Kümbet Köyü Kalesi, Akçakale Kalesi’dir.
Zara : Sivas'a 72 km. uzaklıktadır. Tödürge Gölü doğal güzelliği olan yöredir. Önemli tarihi eserleri; Meydan Camii (Çarşı Camii), Kuşan Köyü Camii, Şeyh İbrahim El Aziz Camii, Demiryurt Camii, Acısu Köprüsü, Şeyh Merzuban Türbesi, Demiryurt Kaya Mağaraları’dır.
Tarihçe
İlin Adının Tarihçesi: Sivas’a farklı dönemlerde hakim olan devletler, şehre kendilerine özgü değişik isimler vermişlerdir. Bunlar; Sebaste, Sipas, Megalopolis, Kabira, Diaspolis (Tanrı Şehri), Talaurs, Danişment İli, Eyalet-i Rum, Eyalet-i Sivas ve Sivas isimleridir.
Bu gün kullanılan Sivas isminin kaynağı hakkında ise farklı görüşler bulunmaktadır. Bunların içinden ‘Sebaste’ Sebasteia eski yunancada (Augustus Şehri) ismi, Pontus kralı Polemon’un hanımı Pitodoris tarafından verilmiştir. Romalılar, Pont Krallığını egemenlikleri altına aldıkları zaman şehrin yönetimini Pont Krallığı’nda bırakmışlardı. Pont Kralının hanımı ise, Roma Kralı Augustus’un sevgisini kazanmak ve ona bir şükran ve sadakat ifadesi olmak üzere Yunanca’da Ogüst şehri anlamına gelen “Sebaste” adını verdiği sanılmaktadır. Sebaste’nin zamanla “Sivas”a dönüştüğü ileri sürülmektedir.
Yine diğer bir görüş de, bugün “Sivas” olarak kullanılan ismin “Sipas”tan geldiğidir. Şehrin ilk kurulduğu dönemlerde, bugünkü şehrin merkezinin bulunduğu yerde büyük çınar ağaçlarının altında üç adet su gözesi (Kaynağı) bulunmaktadır. Bu gözelerden bir tanesi “Allah’a Şükür”ü ikincisi “ana ve babaya saygı”yı, üçüncüsü de “Küçüklere sevgi”yi temsil eder. Bu bölgede yaşayan insanlar, zamanla bu özelliklerini koruyamayıp yitirince, bu üç göze de kurur. Şehrin isminin de “üç göze” anlamına gelen “Sipas”tan kaynaklandığı ve zamanla bugün kullandığımız “Sivas”a dönüştüğü ileri sürülmektedir.
Yazılı Tarih Öncesi: 1927’ den bu yana süregelen kazı ve araştırmalarda saptanan bulgular,
Sivas’ta Neolitik Dönem’den başlayarak yerleşildiği yolundaki savları güçlendirici niteliktedir. Bölgede Kalkolitik Dönem (M.Ö. 5000-3000) ve ilk Tunç Çağ (M.Ö. 3000-2000) yerleşmelerinin varlığı ise, bu dönemlerden kalma çanak-çömlek, ev ve kent kalıntılarıyla kesin olarak saptanmıştır. Maltepe Höyüğü kazıları, yörede ilk yerleşmenin M.Ö. 2600’lerde başlayıp M.Ö. 2000’lere kadar kesintisiz sürdüğünü göstermektedir.
Yazılı Tarih: Sivas’ın eski bir yerleşim yeri olmasına rağmen ne zaman ve kimler tarafından kurulduğuna dair kesin bilgiler mevcut değildir. Bugün şehir merkezi ilçe ve köylerinde yapılan çeşitli Arkeolojik kazı ve araştırmalarda edinilen bilgiler bulunan höyük ve eski şehir harabeleri, Sivas’taki yerleşimin tarihin ilk dönemlerinden itibaren başladığını göstermektedir. Bu dönemlere ait, yeterli aydınlatıcı araştırmalar yapılmamış olduğundan Sivas’ın tarihini, Anadolu’nun büyük bir bölümünü kapsayan Kapadokya tarihi içerisinde incelemek zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Bu bakımdan Kapadokya tarihine baktığımızda Sivas’ın M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğunu, yerleşim merkezi olarak kullanıldığını ve eti hakimiyetinin sınırları içerisinde kaldığını görmekteyiz. Etiler döneminde yapılan çeşitli savaşlar, Sivas ve çevresinde meydana gelmiş, Sivas da bu savaşlardan etkilenerek yakılmış ve yıkılmıştır. Asur hükümdarı Sargon, M.Ö. 710 yılında Anadolu içlerine yaptığı bir akında Sivas içlerine kadar gelmiştir. Yine M.Ö. 676 yıllarında Kafkasya’dan İskitler, İran’dan Medler Anadolu içlerine kadar uzandılar. Kapadokya bölgesinde Asurlar’a karşı direnecek güç kalmayınca Medler ve Lidyalılar, M.Ö. 585 tarihinde Kızılırmak sınır olarak kalmak üzere bir anlaşma yaptılar. Böylece Kızılırmak’ın doğu yakası yani Sivas ve çevresi Medler’e kaldı. Medler’in bölgedeki hakimiyeti fazla sürmedi. Persler M.Ö. 550 yılında Med egemenliğine son vererek Sivas’ı ele geçirdiler.
Diğer önemli bir akın da Makedonya
Kralı Büyük İskender’in M.Ö. Anadolu’ya yaptığı akınlardır. Büyük İskender ilk olarak M.Ö. 334’de ikinci olarak da iki yıl sonra M.Ö. 332 ‘de iki kez Anadolu içlerine akın düzenlemiş, her ikisinde de Sivas’ta hakimiyetini sürdüren Perslerin yönetimine son vermiştir. Geçtiği yerlerde durmayıp, Makedonya subaylarından komutanlar bıraktığı için, Sivas da bir müddet Makedonyalı subaylardan Sabistes’in yönetiminde kalmıştır. Sabistes kendi zevk ve sefasına daldığından askerlerinin şehri yağmalamasına ve yıkmasına aldırış etmemiştir. Bu duruma dayanamayan halk ayaklanmış, tekrar Pers Kralı I. Ariaretes’in egemenliğine girmeyi kabul etmişlerdir. Sonunda Roma Kralı Tiperius M.S. 17’de Sivas ve çevresini ele geçirmiştir. Böylece Sivas, Roma İmparatorluğu egemenliğine girmiş ve ‘Eyalet-i Rum” olmuştur.
M.S. (17- 395) yıllarında çeşitli istilalarla karşılaşan Sivas, bu dönemde daha çok Roma egemenliğinde kaldıktan sonra, M.S. 395’te Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğuna ayrılan topraklar içinde yer aldı. Bu dönemde de uzun süre Sasanlı akınlarından etkilenmiş, X.yy’ dan sonra da merkezi yönetimin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Sebasteia (Sivas) Theması’na bağlanmıştır.
1059’da Anadolu’ya giren Türkmen güçleri ve 1064’te Alp Arslan’ın önünden kaçan Selçuklu Şehzadesi Elbasan Sivas yöresinde kısa süreli etkinlik sağladılarsa da, Bölgenin Türk egemenliğine girmesi ancak 1071’ den sonra gerçekleşti. Kısa bir süre

Selçuklu etkinliğinde kalan Sivas’ta 1075’te Danişmentli Beyliği kuruldu. 1143’den sonra Danişmentliler arasında baş gösteren taht kavgaları bu beyliğin gücünü kırınca, Anadolu Selçukluları’nı yeniden birleştiren I. Mesud, 1152’de Sivas’ı eline geçirdi. Anadolu Selçukluları ile Danişmentliler arasında sürekli el değiştiren Sivas, 1175’te II. Kılıç Arslan’ca kesin olarak Selçuklulara bağlandı.
II. Kılıç Arslan’ın 1186’da ülkeyi 11 oğlu arasında paylaştırmasıyla başlayan taht kavgaları, I. Alaeddin Keykubad’ın 1220’de başa geçmesine değin sürdü. Bu dönemde Anadolu’yu tehdit etmeye başlayan Moğollara karşı etkin önlemler alan Keykubad, Sivas’ı da surlarla çevirterek korunaklı duruma getirdi. Yerine geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in kötü yönetimi sırasında büyük sıkıntı çeken Türkmen kökenli halk, 1240’larda ayaklanarak Sivas’ı yağmaladı. Selçuklu askerlerinin sivilleri sindirmek için seferber olduğunu gören Moğollar, Anadolu’yu ele geçirmek üzere harekete geçtiler. Gıyaseddin Keyhüsrev’i 1243’te Kösedağ Savaş’ında yenilgiye uğratan Moğol güçleri, Sivas’ı işgal ettiler. Selçuklu Sultanlarının yarattığı karışıklıkların sivil halkı tedirgin etmesini gerekçe gösteren İlhanlı yöneticisi Gazan Han o dönemde Selçuklu tahtında bulunan III. Alaeddin Keykubad’ı Isfahan’a çağırarak, 1318’da Anadolu Selçuklu Devletine son verdi.
İlhanlılar’ın Anadolu Valiliğine atanan Timurtaş, 1322’de Sivas’ın da içinde bulunduğu topraklar üzerinde bağımsızlığını ilan etti. Bu durum üzerine İlhanlılar’ın, üzerine ordu göndereceğini öğrenince de Memlük’lere sığındı. Yerine vekil olarak bıraktığı Eretna bey, önce İlhanlılar’ın egemenliğini kabul ettiyse de İlhanlı yönetiminin taht kavgaları ile zayıflamasından yararlanıp, kendi özerk beyliğini kurdu.
Eretna Bey’in ölümünden sonra, oğlu Gıyaseddin Mehmed’in yaşının küçüklüğünden yararlanan vezirleri, ülkeyi aralarında paylaştılar.
Bölünerek iyice zayıflayan Eretna Beyliği, 1378’de Kadı Burhaneddin’in vezirliğe getirilmesiyle yeniden güçlendi. Kadı Burhaneddin Eretna Beyliği’nde kadılık, vezirlik, ve naiplik görevleri yaparak edindiği devlet yönetimi tecrübesini Eretna Beyliğini ele geçirerek uygulamıştır. Son Eretna Bey’i Ali Bey’in zevkine düşkün olmasından yararlanarak, kendine muhalif olan kişileri birer birer ortadan kaldırmış, 1388 yılında Ali Bey’in ölümü üzerine Sivas’ta bağımsızlığını ilan etmiştir. Kendi adıyla anılan Kadı Burhaneddin Devletini kurmuştur. Memluk akınlarına başarıyla karşı koyan Kadı Burhaneddin, Timur tehlikesine karşı Osmanlı ve Memlukler’in desteğini sağlamaya çalışırken, Akkoyunlu Osman Bey’e yenilerek, 1398’de öldürüldü.
Kadı Burhaneddin’in ölümüyle bir iktidar boşluğu oluşan Sivas’ta kentin ileri gelenlerinin isteğiyle Osmanlı egemenliği tanındı. 1400’de Anadolu’ya giren Timur, az sayıda Osmanlı askerince savunulan Sivas’ı uzun bir kuşatmadan sonra alarak, yakıp yıktı ve geri çekildi. Osmanlılar’ın Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesinden sonra (1402), Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında taht kavgaları baş gösterdi. 1408’de Sivas’ı ele geçiren Çelebi Mehmed, 1413’te ülkede duruma egemen olunca, Sivas Osmanlı topraklarına katılmış oldu. 1472’de kısa süreli olarak Akkoyunlular’ın eline geçmesi dışında, hep Osmanlı egemenliğinde kaldı.
Osmanlı egemenliğinde eyalet merkezi haline getirilen Sivas; Amasya, Çorum, Tokat, kısmi olarak Malatya ve Kayseri illeri Sivas’a bağlı birer sancak olmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde belirtildiği gibi Sivas zamanın en önemli eyaletlerinden biridir. (40 İlkokul, 1000 dükkan, 18 Han, 40 kadar çeşmesi olduğundan bahsedilir.)
Yapmadan Dönme
• Divriği Ulu Camii ve Darüşşifasını görmeden,
• Sivas Gökmedrese, Çifte Minareli Medrese, Buruciye Medresesi, Şifaiye Medrese-
sini gezmeden,
• Sivas Ulu Camiini gezmeden,
• Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesini gezmeden,
• Susamışlar Konağını gezmeden,
• Abdi Ağa Konağını gezmeden,
• Osman Ağa Konağını gezmeden,
• İnönü Konağını görmeden,
• Akaylar Konağını gezmeden,
• Gemerek Sızır Şelalesini görmeden
• Gürün Şuul Vadisini gezmeden,
• Gürün Gökpınar Gölü’nü görmeden,
• Kangal Balıklı Kaplıca’yı görmeden,
• Sıcak Çermiği görmeden,
• Soğuk Çermiği görmeden,
• Kangal Köpeğini görmeden,
• Hafik Gölünü görmeden,
• Zara Tödürge Gölünü görmeden,
• Koyulhisar Yaylalarına çıkmadan,
• Altınyayla Kuşaklı(Sarissa) Ören Yerini görmeden,
• Kangal Alacahan Kervansarayını görmeden,
• Zara-İmranlı Balını satın almadan,
• Sivas Halısı ve Kilimini almadan,
• Sivas Bıçağını almadan,
• Sivas Ağızlık ve Kalemini almadan,
• Sivas Gümüşünü almadan,
• Sivas Kemik Tarağını almadan,
• Sivas Kebabını yemeden,
• Sivas Köftesini tatmadan,
• Sivas Madımağını yemeden,
• Sivas Peskutan Çorbasını içmeden,
• Sivas Pezik Turşusunu ve Mıhlamasını yemeden,
• Sivas Hurmasını yemeden,
• Sivas Halk Oyunlarını izlemeden
Yemek Kültürü
Sivas halk mutfağında çorbalar yemekte ön sırayı alan ve bilhassa yaşlılar tarafından "yürek yağmuru" diye latife yapılan bir yiyecektir. Kış çorbalarının başında gelen peskütan, un veya çok az yarma unu ile yoğurdun pişirilmesi ile hazırlanan bir yiyecektir. Yarma, yeşil mercimek ve peskütan su ile çorba kıvamında pişirilir. Üzerine soğan yağda kızdırılır ve nane konularak çorbaya ilave edilir (sokaraç). Peskütan çorbası kış günleri-nin lezzetli ve besle-yici bir yemeğidir. Yazın en meşhur çorbası ise pancar çorbasıdır. Diğerleri; kesme çorbası (hamur çorbası), tarhana, şalgam, patates, şehriye, mercimek, bulgur, düğülcek çorbalarıdır.
Et yemeklerinin başında, sebzeli et yemeği gelir. Önce kızartılarak pişirilmiş etlere patlıcan, biber, domates konularak hazırlanır. Sebzeli et çarşı fırınlarında tavalarda hazırlanır ve buna "fırına tava vermek" denilir. Sivas kebabı da sebzenin bol bulunduğu yaz-sonbahar aylarında yapılan bir çarşı yemeğidir. Pehli, çirli et, yaprak sarması, lahana sarması, dolmalar, köfteler, kızartma köftesi (kadınbudu köfte), sulu köfte (bulgurlu köfte), mirik köftesi (etsiz), yahni ve mıhlamalar diğer yemeklerimizdir. Sebze yemekleri içinde kabak yemekleri (kavurması, sütlü kabak, üzümlü kabak), şalgam kavurması ve yemeği, patates tiritlisi, baharda kırlarda kendiliğinden yetişen bir bitki olan madımakla yapılan yemekler önem taşırlar. Sofralarımızın vazgeçilmez ye-meği olan pilav için "ekmek hazır, pilav vezir" denilmiştir. Bulgur, pirinç, kus-kus, erişte pilavları değişik lezzet ve görünümde olan çeşitler olarak sofrada yerlerini alırlar. Hoşaflar ve bayram çorbası, pilavların yanında sofraya getirilir.
Sivas mutfağının börekleri ise lezzetin ve nefasetin birer mahsulüdürler. Su böreği, köylü böreği, yufka böreği, tel böreği, yarımca börek, dible gibi çeşitleri vardır. Tatlıların başında baklava, hurma, tava hurması, sarığı burma, kırım baklavası, kadayıf, yufka böreği, helva, hasuda (aside), paluza (pelte), karaş, pestil kızartması, incir dolması, ballı börek ve daha çok ramazan tatlısı olan güllaç gelmektedir. Akraba ve dostların topluca yemek ye-dikleri, toplumdaki sosyal dayanışmayı canlı tutan tören yemekleri de özel gün yemekleri olarak önem taşırlar. Dini bayramlar, kandiller, aşüre ayı, nevruz ve eğrilce (hıdırellez) gibi mevsimlik bayramlar, evlenme ve sünnet düğünleri, iftar davetleri, hac dönüşü yedirilen yemekler, ölü evine gönderilen yemekler, özel gün yemekleri olarak yenildiği günlerin anlamını belirtmektedirler.
YEME-İÇME, EĞLENCE YERLERİ
Sivas Büyük Otel
Özelliği: Otel
Kategori: 4 Yıldızlı Otel
Adres: Örtülüpınar mah. İstasyon Cad. Tekel Karşısı 58100-SİVAS
Telefon No: 0346 225 47 62 (4 Hat)
Fax No: 0346 225 23 23
Verilen Hizmetler: 114 oda, 234 yatak, odalarda telefon, banyo, Sauna, mini bar, Uydu televizyon,Saç kurutma makinası, 300 kişilik lokanta, 50 kişilik kahvaltı salonu ve pastane, 140 kişilik toplantı salonu, 50 kişilik toplantı salonu, Otopark, Kuaför,
Sultan Otel
Özelliği: Otel
Kategori: 3 Yıldızlı Otel
Adres: Eski Belediye Sok. No: 18-SİVAS
Telefon No: 0346 221 29 86
Fax No: 0346 225 21 00
Verilen Hizmetler: 30 oda 60 yatak. 50 kişilik 3. sınıf lokanta, 40 kişilik kahvaltı salonu,Odalarda telefon, banyo, mini bar, televizyon.
Köşk Otel
Özelliği: Otel
Kategori: 2 Yıldızlı Otel
Adres: Atatürk Cad. No:7 Sivas
Telefon No: 0346 221 11 50
Fax No: 0346 223 93 50
E-Mail Adresi: İnfo(a)koskotel.com
İnternet Adresi: www.koskotel.com
Verilen Hizmetler: 77 oda, 140 yatak, 70 kişilik lokanta, Odalarda telefon, banyo, saç kurutma makinası, mini bar, televizyon.

Yeni Çarşı Lokantası (Sarayhan Restaurant)
Özelliği : Lokanta
Kategori: 120 Kişilik Özel Lokanta
Adres: Paşabey Mah. Tuzcular Çarşısı No: 27-SİVAS
Telefon No: 0346 224 32 86
Akalan Kafeterya
Özelliği: Kafeterya
Kategori: 125 Kişilik Kafeterya
Adres: Eski Belediye Sokak No:8/4 –SİVAS
Telefon No: 0346 222 23 40
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Tel: 0346 221 04 46
Faks: 0346 224 40 67

Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi
Sivas Kongresi’nin toplandığı bina, Sivas Valisi Memduh Paşa tarafından 1892 yılında o zamanki adıyla “Mülki İdadi” daha sonra “Sultani” olarak hizmete açılmıştır. Binanın cephesi önceden Orduevi istikametinde iken 1930 yılında yapılan büyük onarımla yeni açılan İstasyon Caddesi istikametine çevrilmiş, bir de giriş kapısı yapılmıştır. 4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi’nin toplandığı sırada “Sultani” olan mektep binası 1924 yılında “Sivas Lisesi” adını almıştır. 1981 yılına kadar okul olarak kullanılmıştır.
Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye’nin üç buçuk ay süre ile karargah olarak kullandıkları ve o tarihlerde Sultani olan binanın müsamere salonunda 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas Kongresi’nin oturumları yapılmıştır.
Tarihi Kongre Salonu ve Mustafa Kemal Paşa’ya ait çalışma ve yatak odası, Kongre’nin yapıldığı günlerdeki hali ile muhafaza edilmektedir. Üst katta Sivas Kongresi öncesindeki olayların, Mustafa Kemal Paşa’nın kongre hazırlığı ile ilgili tamimlerinin ve bildirilerinin sergilendiği salon, o zamanki muhaberenin temelini oluşturan telgraf odası, Sivas Kongresi ile ilgili oluşturulan telgraf odası, Sivas Kongresi ile ilgili tutanakların yer aldığı salon, merkezi Sivas’ta kurulmuş olan Anadolu Kadınları Müdafa-i Vatan Cemiyeti’ne ait bildirileri ve haberleri içeren belgeler ile İrade-i Milliye Gazetesi’nin basıldığı matbaa ve gazeteye ait nüshaların sergilendiği salonlar mevcuttur.

Sivas Kongresi sırasında ve sonrasında Sivas’ta alınan tüm kararlara ait belgelerin; Cumhurbaşkanlığı Köşkü-Atatürk Özel Arşivi, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih Komisyonu ve Ateşe Özel Arşivi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı arşivlerindeki asıllarından alınan örnekleri müzede sergilenmektedir.
Etnografya Bölümü

Binanın zemin katının tamamı Etnografya Bölümü olarak düzenlenmiştir.
Silahlar Seksiyonu
Osmanlı Dönemine ait barutlu tüfek, tabanca, kılıç, kama, zırh, miğfer, kalkan, ok, yay ve savaş aletlerinin diğer çeşitleri sergilenmektedir.
A.Turan Türkmenoğlu Odası (H.Beslen)
Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarına ait ruhsatlı koleksiyonunu müzemize bağışlayan Hacı Beslen Odası’nda; etnografik, sikke, hat sanatı levha ve yağlı boya eserler sergilenmektedir.
Halı Seksiyonu
Binanın orta avlusu halı seksiyonu haline getirilmiştir. Sivas ili sınırları içerisindeki camilerden toplanan halılar ile resmi kurum ve kuruluşlardan toplanan Sivas Halıları tarihi kronoloji içerisinde sergilenmektedir.
Sivas Baş Odası
Osmanlı dönemi Sivas Konaklarının Baş Odası, o günlerdeki sedir, sofra, tavan, şerbetlik, pencere örtüleri, minder, kırlent, ocak, duvar saati, ayna gibi eşyalar, mankenlerle desteklenerek canlı ve açık teşhir edilmekte diğer bir bölümde ise Divriği Ulu Cami ahşap eserleri sergilenmektedir.
Bakır Eserler
Osmanlı Dönemine ait sini, ibrik, kazan, matara, lenger, sahan, kevgir gibi bakır eşyaların yanında çeşme lüleleri, kantar, ağırlık ölçüleri, kapı tokmakları, şamdan, kilit gibi madeni eserler teşhir edilmektedir.
Tekke Eşyaları
Sivas’ta kapatılan tekkelerden toplanan sancak, şiş, teper, tespih, muin, zikir tespihleri, tef, zil gibi eserler sergilenmektedir.
Nasıl Gidilir?
SİVAS’IN İLÇELERE OLAN KARAYOLU UZAKLIKLARI:
Sivas-Akıncılar 173 km.
Sivas Altınyayla 80 km.
Sivas-Divriği 164 km.
Sivas-Doğanşar 95 km.
Sivas-Gemerek 112 km.
Sivas-Gölova 198 km.
Sivas-Gürün 138 km.
Sivas-Hafik 37 km.
Sivas-İmranlı 1 06 km.
Sivas-Kangal 80 km.
Sivas-Koyulhisar 180 km.
Sivas-Suşehri 144 km.
Sivas-Şarkışla 81 km.
Sivas-Ulaş 37 km.
Sivas-Yıldızeli 45 km.
Sivas-Zara 72 km.
Turizm Amaçlı Spor Faaliyetleri
Avcılık:
Avcılık; insanların doğaya olan özlemlerini, yaşadıkları olayları biraz da olsa abartarak paylaşma ve karşısındaki insanları kendisine hayran bırakma tutkusudur. Av turizminde avlanmak üzere seyahat eden insanlara yönelik hizmetler sunulmaktadır. Bazı durumlarda avlanacak olan hayvanlar önceden üretme çiftliklerinde beslenerek avlanmaları için doğaya bırakılmaktadır. Ülkemizde bu sektör Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü’nün gözetim ve denetimi altında varlığını sürdürmekte olup son yıllarda büyük ekonomik getirisi olan gözde turizm çeşitleri arasına girmiştir.

Av turizmi, bilinçli ve kurallara uygun olarak yapılması durumunda her yönden olumlu etkileri olan bir turizm türüdür. Bir yandan bölgenin yaban hayatını koruyup geliştirirken, diğer yandan da önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır. Av turizminin önemsendiği ülkelerde av hayvanları sayıca artmakta, çevreye ve yaban hayatına özen gösterme duygusu gelişmektedir. Ayrıca av turizminin yapıldığı yörelerde usulsüz avcılığın azaldığı ve oto kontrolün sağlandığı görülmektedir.

İlde Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Müdürlüğü’nün av sezonlarında avlanılmasına izin verdiği 24 farklı tür kara hayvanı ve kuş çeşidi vardır. Aynı zamanda akarsu ve göllerimizde varlığını sürdürmekte olan ve avlanmak için belirli bir tarih veya sezon gözetmeyen onlarca balık türünü de unutmamak gerekir.
Dağcılık: İlimizde en profesyonelden en amatöre kadar her yaştan insanın en zordan en kolaya doğru yüzlerce farklı rotadan zirve yapabileceği, şu ana kadar isimlendirilmiş olan 1500-2000 m arasında 33 adet, 2000-2500 m arasında 29 adet, 2500 m ve üzerinde 11 adet olmak üzere toplamda 73 adet zirve mevcuttur. Bunların dışında henüz isimlendirilmemiş olanları da eklediğimizde bu sayı 100’ü geçmektedir.
Trekking ve Kampçılık: Bu sporların yapılabilmesi için mevcut dağlarımızın dışında 20’den fazla doğal alanımız vardır. (Yıldız Dağı bölgesi ormanlık alanı, Değirmenaltı, Şuul Vadisi, Çat Ormanı, Akdağ, Avşıören, Davlunca, Sızır Şelalesi,vb)

Su Sporları
Su Kayağı: Zara Tödürge Gölü’nde Cumhuriyet Üniversitesine ait dinlenme tesisleri bulunmaktadır. Her yıl Haziran ayında Uluslar arası Su Sporları şenliği yapılmaktadır.
Rafting: İlimize bağlı Suşehri ilçemizden geçen Kelkit Çayı bu spor için çok uygun bir alan teşkil etmektedir.
Olta Balıkçılığı: Sivas’taki bütün akarsular ile (Kızılırmak,Yıldızırmağı,Çatlı çayı) ile tödürge, Hafik, lota ve Gürün Gökpınar göllerinde olta balıkçılığı yapılabilir.
ULAŞIM:
Sivas İli Orta Anadolu ile Doğu Anadolu ve Karadeniz ile Güneydoğu Anadolu illeri arasında bir geçiş mekanı üzerinde bulunmaktadır.
SİVAS’IN İLLERE VE BÜYÜK ŞEHİRLERE OLAN KARAYOLU UZAKLIKLARI:
Sivas-Ankara 441 km.
Sivas-İstanbul 892 km.
Sivas-Antalya 836 km.
Sivas -İzmir 1023 km.
Sivas-Adana 501 km.
Sivas-Mersin 518 km.
Sivas-Bursa 821 km.
Sivas-Nevşehir 296 km.
Sivas-Tokat 1 07 km.
Sivas-Samsun 338 km.
Sivas-Kayseri 194 km.
Sivas-Malatya 247 km.
Sivas-Erzincan 247 km.
Sivas-Erzurum 439 km.
Sivas-Kars 645 km.
Sivas-Diyarbakır 480 km.
İle Büyük şehirlerden ulaşım imkanı sağlayan ve ilden direkt olarak kalkış yapan otobüs firmaları;
Metro Turizm(0346 223 49 73): Ankara, İstanbul, İzmir, Kuşadası, Söke, Didim, Bursa,Balıkesir, Antalya,
Huzur Turizm(0346 224 06 58): Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Bandırma, Karacabey, Erdek, Kayseri, Adana, Mersin, Antalya.

Sivas Tur(0346 223 09 97): Ankara, İzmit, İstanbul, İzmir, Bursa, Yalova, Bandırma, Kayseri, Antalya, Adana, Mersin, İskenderun, Hatay, Malatya, Gaziantep, Şanlıurfa, Samsun, Isparta, Muğla, Aydın, Denizli, Nazilli, Marmaris, Bodrum, Yatağan.
Kızılırmak Seyahat(0346 223 13 22): Kayseri, Mersin, Osmaniye,

Havayolu Ulaşımı THY Bilet Satış Bürosu: 0346 224 46 24 - 0346 221 11 47
Faks: 0346 223 16 59
Sivas’ta havaalanı mevcut olup, Şu anda uçak seferi yapılmaktadır.
THY Uçuş Programı
Atatürk Havaalanı
Uçuş Günleri: Hergün
İstanbul Kalkış Saati :09.40
Sivas Havaalanı Varış Saati :11.00
Sabiha Gökçen Havaalanı
Uçuş Günleri Salı-Perşembe-Cuma
İstanbul Kalkış Saati :11.25
Sivas Havaalanı Varış Saati :12.40

Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

 

 Bu yazı 299 defa okunmuştur.

SAYFA BAŞINA DÖN                                ARAMA SAYFASINA GERİ DÖN

   
 
© Copyright 2007 Dimas İnşaat - Bilişim - Teknoloji Ltd. Şti.  ® www.tatilucakotel.com