TRABZON
Genel Bilgiler
Yüzölçümü : 4.685 km² Nüfus : 740 569 (2007) İl Trafik No : 61
İlin nüfusu, 2007 yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 740.569'dur. Şehirler nüfusu 396.646, köyler nüfusu ise 343.923'dür. Merkez İlçe nüfusu 292.513'dür.Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre Trabzon, Karadeniz Bölgesi içinde yer alan 14 İl arasında nüfus çokluğu bakımından Samsun'dan sonra 2'inci sıradadır. Bölgede toplam 10.000.000 kişi yaşamaktadır. Bu nüfus Türkiye'nin toplam nüfusunun % 12.44'ünü teşkil etmektedir.Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran transit yolunun başlangıcında yer alır. Karadeniz'e kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. Tarihi ve doğa güzellikleri ile dört mevsim gezip görülebilecek turizm şehridir.
17 İlçeye sahip olan Trabzon'un 9 İlçesi 114 km.lik sahil şeridinde sıralanmıştır. Bunlar, batı-doğu istikametine doğru Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı, Akçaabat, Yomra, Arsin, Araklı, Sürmene ve Of'tur. Diğer İlçeleri olan Tonya, Düzköy, Şalpazarı, Maçka, Köprübaşı, Dernekpazarı, Hayrat ve Çaykara sahilden içeridedir. Beşikdüzü ve Şalpazarı 1988, Çarşıbaşı, Düzköy, Köprübaşı, Dernekpazarı ve Hayrat 1990 yılında ilçe olmuşlardır.
77 Belediyesi bulunan Trabzon'da belediye sayısı bakımından ilk sırayı 15 belediye ile Akçaabat ilçesi alırken, Çarşıbaşı ve Dernekpazarı ilçeleri de 1'er belediye ile son sırada yer almaktadır. İlimiz engebeli bir arazi üzerinde dağınık bir yerleşim gösteren 480 köye ve 375 mahalleye sahiptir.
Tarihçe
Kafkaslar üzerinden gelen Orta Asya kökenli Türk kavimlerce kurulduğu yönünde görüşler mevcuttur. Kentin adına ilk kez Ksenephon'un Anabasis adlı eserinde “Trapezus” olarak rastlanmaktadır. Bu adı eski kent merkezi olan Orta ve Yukarı Hisar mevkiinin, masa formunu anımsatan bir yapıya sahip olmasından aldığı belirtilmektedir.
Avrupa ile Asya'nın İpek yolu üzerindeki en önemli irtibat noktasında bulunan Trabzon, bu öneminden dolayı tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Tarihin en eski çağlarından beri insanoğlunu barındırmış olan bu güzel kent öykülerle, türkülerle dolu zengin bir kültürel mirasa sahiptir.
Tarihsel süreçte kentin; Miletler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Komnenos’ların egemenliği altına girdiği bilinmektedir. 13.yüzyılın başlarında kurulup 250 yılı aşkın bir süre hüküm süren Trabzon Komnenos Prensliği 26 Ekim 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet' in Trabzon'u fethiyle sona ermiştir.
Müzeler, manastırlar, camiler, türbeler, hanlar, hamamlar, bedesten ve kenti çevreleyen surlar, sivil mimari örnekleri ve çarşılar kentin tarihi dokusuna bir nakış gibi işlenmiştir.
Doğunun bu gizemli kenti çok sayıda yerli ve yabancı gezginler tarafından ziyaret edilerek adından övgü ile söz ettirmiş, ünlü seyyah Marko Polo ve Evliya Çelebi'nin anılarına da konu olmuştur.
Batılıların "muhteşem" diye adlandırdıkları Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın doğup büyüdüğü ve 15 yaşına kadar yaşadığı kentte, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan pek çok tarihsel anıt vardır.
Tarihi ve kültürel değerlerin yanı sıra, gölleri, akarsuları, dağları, yaylaları kenti ayrıcalıklı yapan başlıca doğal güzelliklerdir. Bol yağışlı iklimin sunduğu doğal güzelliklerin yanında, insan elinden çıkan nadide eserler görenlerin hayranlıklarını kazanacak niteliktedir.
Gümüş ve altının Trabzonlu zanaatkarların elinde nakşa dönüştüğü kazazlık ve hasır bilezik ürünleriyle, horonu, kemençesi ve diğer folklorik unsurlar Trabzon'un dünya tanıtımında başlıca simgelerdir.
Doğal konumu ve sunduğu diğer imkanlar ile her mevsim gezilip görülmeye değer Trabzon; tarihi eserleriyle, yeşilin her tonunu sergileyen bitki örtüsü ile kıymetli bir hazine gibidir.
Tarımsal ürünlerimizin başında gelen; tütün, fındık ve çay yöre ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Adına şiirler yazılmış hamsinin kent mutfağında özel bir yeri vardır. Dillere destan Trabzon tereyağı ile peyniri ve mısır unu karışımı ile yapılan kuymak yöre mutfağındaki özgün yerini hala korumaktadır.
Trabzon' da, 1990’lı yılların başlarında yabancı ticari firma sayısı yalnızca 4 iken, 1995'lerde bu sayı 500’leri aşmış ve gün geçtikçe yabancı yatırımcıların oranında artış devam etmektedir.
Uluslararası ticaret merkezi olarak artan önemi ile Kafkasya, Orta Asya ve batı arasında bir köprü görevi gören Trabzon, Ortadoğu ve Bağımsız Devletler Topluluğu ile gelişen ticarette önemli bir rol oynamaktadır. Üniversitesi, modern limanı, uluslararası hava limanı, serbest bölgesi ve turizm potansiyeli ile aydın ve başarılı bir geleceğe doğru ilerlemektedir.
Coğrafi Yapı ve İklim
Doğu Karadeniz Bölgesinde 40-33 ve 41-07 kuzey enlemleriyle 39-07 ve 40-30 doğu boylamları arasında kalan 4685 km2’lik yüzölçümüne sahip Trabzon'un Güneyinde Gümüşhane, batısında Giresun, doğusunda Rize İlleri, kuzeyinde de Karadeniz bulunmaktadır. Nüfusu günümüzde 214.949’dur. Deniz seviyesinden başlayarak güneye doğru artan yükseklik bölgede 3000 metreyi bulur (Haldizen Dağı 3325m). Yüksek kesimlerde genellikle dağlar, tepeler ve yaylalar yer almaktadır.
Genel itibarıyla yayla vasfında olan Trabzon ili, Çoruh Vadisi ile Melet Çayı arasında sahile paralel uzanan dağlardan teşekkül eden takriben 325 km. uzunluğundaki çok engebeli platformun kuzey kısmını kaplar. Bu platform güneyde Çoruh-Kelkit Vadisi tarafından kesilmiştir. Bu doğal sınırlar içerisinde Doğu Anadolu ile Karadeniz kıyılarını birbirine bağlayan 2000 metre rakımlı Zigana geçidi meşhurdur.
Güneyinde Gümüşhane ve Bayburt, batısında Giresun, doğusunda Rize illeri ile çevrili olan Trabzon, kuzeyinde de Karadeniz'e kıyısı vardır. Yerleşim yoğunluğu sahil kesimlerdedir.
Deniz seviyesinden başlayarak güneye doğru artan yükseklik bölgede 3000 metreyi bulur. Yüksek kesimlerde genellikle dağlar, tepeler ve yaylalar yer al-maktadır.
Bitki örtüsü açısından son derece zengin olan Trabzon'da 440'ı bölgeye has, Türkiye genelinde nadir olan 2500 bitki türü bulunmaktadır.
Trabzon iklimi yazın sıcak kışın ise normal soğukluktadır. Yaz aylarının ortalama sıcaklığı +32 derece dolaylarındadır. Kışın en soğuk günlerinde sıcaklık -6 dereceye kadar düşmektedir. İlkbahar ayları genellikle yağmurlu ve sislidir. Sonbahar ayları ise oldukça güzel geçer.
İlin havası rutubetli olup bazen bu oran % 99'a kadar çıkmaktadır. Yıllık ortalama yağış miktarı 800-850 kg/m2 . İç kesimlere doğru çıkıldıkça yağmur oranı da artmaktadır. En az yağmur yağan aylar Temmuz ve Ağustos ayları olup en çok kar ise Şubat ayında yağmaktadır.
En soğuk aylar Ocak ve Şubat aylarıdır. Bu özellikleri ile birlikte Trabzon'un ikliminin ılık ve yumuşak olduğu söylenebilir. Sahilden içe doğru gidildikçe havanın daha güzel, suyun daha temiz olduğu görülür.Yıllık deniz suyu sıcaklığı ortalaması 16.1° olup, Ağustos ayında 27.5°C' ye ulaşır. En düşük değer ise, Mart ayında 6.0°C dır.
Bitki Örtüsü
Ilıman ve her mevsim yağışlı iklim şartları, farklı türlerden oluşan bitki kuşaklarını meydana getirmiştir. 0-300 (500)m yükseltilerinden Akdeniz bitki türlerinin sokulduğu psöudomaki (Trabzon hurması, akçaağaç, şimşir, karayemiş, defne, muşmula, ardıç, kocayemiş...gibi) elemanları dağılış gösterirken, kıyıya yakın kesimlerden itibaren geniş yapraklı etek ormanları yer almakta (kızılağaç, kestane, meşe türleri, dışbudak, ıhlamur, adi fındık, beyaz söğüt, kavak, doğu çınarı...gibi).
Bu katın üzerinde geniş yapraklıların hakimiyetindeki geniş-iğne yapraklı karışık ormanlar (avrupa kestanesi, adi kızılağaç, adi gürgen, adi fındık, doğu gürgeni, meşe, akça ağaç, üvez, çitlenbik, defne, mor çiçekli ormangülü, kayın, ladin ve göknar) ve daha yukarıda da iğne yapraklıların hakimiyetindeki ormanlar (sarıçam, ladin ve bazı çalı türleri) dağılış göstermektedir.
Flora ve Fauna: Trabzon ve çevresi; ormanlar, yeşil alanlar, bitki türleri ve yaban hayatı bakımından oldukça zengin bir coğrafyaya sahiptir. Hemen hemen her türlü ağaç ve bitki türünün yetişmesi ve yaban hayvanlarının barınabilmeleri için elverişlidir. Deniz kenarından başlayarak 2000 m yükseltiye kadar ulaşan ormanlarda, Ladin, Köknar, Kayın, Sarıçam, Kızılağaç, Kestane gibi ağaç çeşitleri yetişebilmektedir.
Bitki çeşitliliği bakımından, Türkiye genelinde yetişen 2500 bitki türünün yetişmesine elverişli olmakla birlikte bölgeye has 440 çeşit bitki türü de mevcuttur. İl ve bölge sınırları dahilin de bulunan ormanlık alanlarda; şahin, doğan, kartal gibi yırtıcı kuşlar ile, kurt, çakal, tilki, boz ayı, domuz, çengel boynuzlu dağ keçisi ve karaca gibi hayvan türlerine sıkça rastlanır.
Ormanlarımızda, Ladin, Köknar, Kayın, Sarıçam, Kızılağaç, Kestane gibi ağaç çeşitleri yetişebilmektedir.
Yapmadan Dönme
Sumela Manastırı-Trabzon'a veya komşu illere geldiyseniz, yazı başka güzel kışı ise esrarengiz bir görüntüye bürünen Sumela Manastırını kar altında görmeden, ve ziyaret etmeden,
Uzungöl-Ülke turizmine ve bölgenin tanınmasına önemli katkı sağlayan yaz kış ulaşımının sağlandığı, stresten ve şehir gürültüsünden ve hava kirliliğinden uzak, gönlünüzce eğlenip doğanın tadına varabileceğiniz ender güzelliklerden olan Uzungölü görmeden,
Ayasofya Müzesi-Selçuklu, Bizans ve Gürcü mimarilerinin ortak özelliklerini bir arada barındıran 13. yüzyıldan günümüze kadar değişikliğe uğramadan ulaşan Ayasofya Müzesini gezip görmeden,
Trabzon Kalesi-Yörenin en iyi korunmuş, denizden tepelere kadar uzanan Trabzon Kalesini gezmeden,
Atatürk Köşkü-Şehrin 7 km güney-batısında Soğuksu mevkiinde 19.yüzyıl sivil mimari örneklerinden olan ve Trabzon halkının Atatürk'e bir hediyesi olan Atatürk Köşkünü ziyaret etmeden,
Boztepe-Semaverinizin dumanı tüterken, çayınızda demlenirken, Trabzon'un genel görünüşünü, Karadeniz'i ve günbatımını hepsini birden seyretmek için Boztepe'yi çıkıp görmeden,
Çal Mağarası-Bölgemiz mağara turizmi açısından incelendiğinde zengin bir yapıya sahiptir. Özelliklede keşfedilen ve turizm hizmetine sunulanlar arsında büyüklük ve içerisindeki sarkıtı, dikiti, kendiliğinden oluşmuş çeşitli ilginç şekilleriyle, şelaleleri ve havuzcukları ile ilimiz merkeze 55 km uzaklıkta bulunan Türkiyenin en uzun mağaralarından olan Çal Mağarasını görmeden,
Han, Hamam, Tarihi Köprü-İlimizdeki şehirleşmenin Roma dönemi öncesinden başlayıp Roma-Bizans dönemi ile devam eden ve Osmanlının Trabzon'u fethiyle önemli bir ticaret merkezi haline gelen şehrin Osmanlı dönemi camileri, han, hamam, tarihi köprü ve su kemerleri ile birlikte kentin her zaman vilayet merkezi olmuş tarihi Ortahisar Mahallesini ve Trabzon Evlerini gezip görmeden,
Cephanelik-İrene Kulesi olarak bilinen ve Osmanlılar döneminde Cephanelik olarak askeri hizmetler alanında kullanılan mekanı görmeden, (Restorasyon çalışması nedeniyle iç bölümler ziyarete açılmamıştır)
Yayla Şenliklerini, Festivalleri-Karadeniz halkının geleneklerine bağlılığının önemli göstergelerinden olan Yayla Göçleri ve akabinde ulusal ve uluslararası bir düzeye ulaşan Yayla Şenlikleri, bahar ayı ile birlikte başlayıp (Mayıs-Ekim arası) kış mevsiminin yaklaşmasıyla sona erer. Yayla şenliklerini, festivalleri, festivallerde kurulan dev horon halkalarını ve oksijen deposu olan yaylalarımızı görmeden,
Yöresel Yemekleri-Sumela Manastırı gezisi sonrası yol güzergahında bulunan ve diğer yerlerdeki lokantalarda, yöresel yemeklerinden kara lahana dolması, kaygana, mısır ekmeğini, Tereyağında alabalık, Hamsiköy'de Hamsiköy Sütlacını, Akçaabat Köftesini, Trabzon tereyağı ve peynirinden yapılan meşhur Kuymağı, ve adlarını saymakla bitiremeyeceğimiz yöreye özgü yemekleri yemeden,
Tarihi Yapılar-Gezilecek Yerler
Trabzon Kalesi
Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Ksenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır.
Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir.
Şehrin adı bu Trapez-Trapezus yamuk şeklinden gelmektedir.
Akçakale
Trabzon'un 18 km batısında bulunan Akçakale de denize hakim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Alexios II tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır.Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korumuştur.
Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yine de orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir.
Meryem Ana (Sumela) Manastırı
Trabzon’un Maçka İlçesinin Altındere Köyü sınırları içinde, Altındere vadisine hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sumela Manastırı, halk arasında "Meryem Ana" adı ile anılır. Vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma geleneğini sürdürmüştür.
Meryem Ana adına kurulan manastırın "Sumela" adını "siyah" anlamına gelen "melas" sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar’ dan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir.
Rivayete göre; Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375-395) Atinadan gelen Barnabas ve Sophranios isimli iki rahip tarafından kurulmuş olan manastır, 6.yüzyılda İmparator Justinianus’ un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine Generallerinden Belisarios tarafından tamir edilmiştir.
Sumela Manastırı’nın şimdiki durumuyla varlığını 13.yüzyıldan itibaren sürdürdüğü bilinmektedir. 1204 tarihinde kurulan Trabzon Komnenosları Prensliği’ nden III Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla gelir sağlanmıştır. III Alexios’ un oğlu III Manuel ve sonraki prensler döneminde de Sumela yeni fermanlarla zenginleştirilmiştir.
Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesini takiben Osmanlı Padişahları pek çok manastırda olduğu gibi Sumela’ nın da haklarını korumuşlar, bazı imtiyazlar vermişlerdir.
Sumela Manastırı’nın 18. yüzyılda bir çok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19. yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde son şeklini alan manastır pek çok yabancı seyyahın ziyaret ettiği, yazılarına konu edilen bir yer haline gelmiştir.
Trabzon’un 1916-1918 yılları arasındaki Rus işgali sırasında manastıra el konulmuş, 1923’den sonra tamamıyla boşaltılmıştır.
Sumela Manastırı’nın başlıca bölümleri; Ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazma’dır. Bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir.
Manastırın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin bugün büyük bölümü yıkılmıştır.
Dar uzun bir merdivenle manastırın ana girişine ulaşılmaktadır. Giriş kapısının yanında muhafız odaları bulunmaktadır. Buradan bir merdivenle iç avluya inilmektedir. Solda, manastırın esasını teşkil eden ve kilise haline getirilen mağaranın önünde çeşitli manastır binaları bulunmaktadır. Sağ tarafta kütüphane yer almaktadır. Yine sağda yamacın ön yüzünü kaplayan büyük balkonlu bölüm keşiş odaları ve misafir odaları olarak kullanılmıştır ve 1860 yılına tarihlenmektedir.Avlunun etrafındaki binalarda odalardaki dolapları, hücreleri, ocakları ile Türk sanatının etkileri de görülmektedir.
Manastırın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisesinin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarları fresklerle donatılmıştır. Kaya kilisesinin içinde avluya bakan duvarda III. Alexios dönemine ait fresklerin varlığı tespit edilmiştir. Şapeldeki freskler ise 18. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir ve üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülmektedir. En alt tabakanın freskleri daha üstün niteliktedir.
Sumela Manastırı’nda yer yer sökülerek alınmış olan ve oldukça harap bir görünüm taşıyan fresklerde işlenen başlıca konular İncil’den alınmış sahneler, Hz. İsa ve Meryem Ana’nın hayatı ile ilgili tasvirlerdir.
Manastırın tehlike arzeden önemli bir bölümü restore edilmiş olup, restorasyon ve konservasyon çalışmaları devam etmektedir
Vezalon (Yahya) Manastırı
Maçka ilçesinin kiremitli köyünün 7 km batısında çam ormanları içerisinde bulunur. Bu manastırda da bir mağara ve ayazma vardır.
İlk manastır mağaranın önünde kurulmuştur. Bugün ayakta kalan mağaranın önündeki kilise ve keşiş odaları, 19.yüzyıla aittir. Kompleksin 9 km kuzeyindeki şapel 15.yüzyıla tarihlenmekte ve içerisinde değerli freskler bulunmaktadır.
Kuştul - Hızır İlyas Manastırı ( Gregorius Peristera)
Peristera adıyla anılan manastırdır. Bu manastır 8. yüzyılın ortalarında Maçka’nın Şimşirli Köyü yakınlarında, kurulmuş ve daha sonra gelişmiştir. Günümüze ancak manastırın temelleri ulaşabilmiştir.
Kaymaklı Manastırı
Trabzon’un 3 km güneydoğusunda Boztepe'nin Değirmendere vadisine bakan yakasında kurulmuştur. 1424 yılında inşa ediltir. Yapılar topluluğu dikdörtgen alan içerisinde, ortada tek apsisli kilise, kuzey batıda çan kulesi, güney doğuda ise küçük bir şapel ve manastır hücrelerinden oluşmaktadır.
Manastır yapılarmişı birçok defa onarım görmüştür. En eski kısım kilisenin beşken apsis bölümüdür. Kilise içerisindeki freskler 18. yüzyıla tarihlenmektedir.
Kızlar (Panagia Theokephastros) Manastırı
Boztepe’ nin yamacında şehre hakim bir mevkide kurulmuştur. İki teras üzerine inşaa edilen manastır kompleksi yüksek bir koruma duvarı ile çevrilmiştir. Manastır III. Alexios zamanında (1349-1390) kurulmuş birkaç defa onarılmış son şeklini 19. yüzyılda almıştır.
İlk olarak güneyde içinde kutsal su bulunan kaya kilisesi ve onun girişindeki şapel ve birkaç hücreden ibarettir. Kaya kilisesinin içerisinde kitabeler ve Alexios III karısı Theodora ve annesi Eirene’ nın portreleri yer almaktadır.
Kızlar Manastırı(Panagıa Keramesta)
Bu manastır, Trabzon-Hamsiköyü yolu üzerinde kiremitli köyü vadisi üzerinde yer almaktadır. Yerin isminin manası şimdiye kadar anlaşılamamıştır.Buraya ilk kez kimlerin geldiğini belirten bir kitabe yoktur.
Sumela veya Vazelon manastırlarının bir minyatürü olan bu yapıda, kutsal bir mağara ile tamamlanır.Günümüze kadar gelen taş bölümler, bu manastırın Orta çağ'da yapılmış olduğu hissini uyandırıyorsa da, yapı 1858 yılında inşa edilmiştir
Çeşitli Turizm Aktiviteleri
Yayla Turizmi: Yayla Turizmini geliştirmek, özel sektörü teşvik etmek ve öncü örnek olmak amacıyla İlimiz Özel İdare marifeti ile biri Hıdırnebi Yaylası’nda diğeri Kayabaşı Yaylası’nda olmak üzere 2 adet Yayla Kent inşa edilmiş ve özel sektöre kiralanarak turizmin hizmetine sunulmuştur. Bir diğer yayla kentin ise Haçka Yaylası Savandoz Mevkiinde yapımı devam etmekte olup, çevre düzenlemesi aşamasına gelmiştir. Son yıllarda İlimizde özel sektör tarafından yaptırılarak turizme açılan birçok turistik yayla tesisi mevcuttur.
Kültür Turizmi: Trabzon’un önemli bir tarih kenti olduğu ve buna paralel olarak çok sayıda kültür varlığını bünyesinde barındırdığı kuşkusuzdur. Bu özelliği Trabzon’u bölge illeri arasında ayrıcalıklı kılmaktadır. İl dahilinde kentsel, doğal, arkeolojik sit alanı olmak üzere toplam 25 adet sit alanı bulunmaktadır. Kent dahilinde toplam 983 adet tescilli taşınmaz kültür varlığı mevcuttur.
Bunlar arasında Sumela Manastırı başta olmak üzere Ayasofya Müzesi, Kızlar Manastırı, Kuştul ve Vazeleon Manastırı gibi Bizans dönemi yapılarının yanında Gülbaharhatun Camii, İskenderpaşa Camii, Cephanelik, Trabzon Müzesi ve Atatürk Köşkü gibi Osmanlı dönemi eserleri başlıcalarıdır.
Trabzon turizminin önemli bir ayağını oluşturan kültür turizmi sayesinde kente önemli bir turist girdisi sağlanmaktadır.Trabzon kentinin tarihi ve kültürel dokusunu ortaya çıkarmak üzere uzun zamandan beri konuşulan ve tartışılan iki proje uygulamaya başlandı. Bunlardan biri Ortahisar Mahallesi “Turistik Amaçlı Özel Planlama Alanı” projesidir. Trabzon kentinin kurulduğu yer olan ve tarihi dokusu nedeniyle kentsel sit alanı olarak tescillenen Ortahisar Mahallesinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca kamulaştırılan 10 bin m2’lik alan, “Turistik Amaçlı Özel Planlama Alanı” olarak yeniden fonksiyonlandırılmak üzere çevre düzenlemesi ve restorasyon projeleri ihalesi yapılmıştır.
Bu alan üzerinde, Etnografik Müze ile birlikte Kanuni Evi, Anfora Müzesi, yöresel el sanatlarının yapım ve satışının yer aldığı mekanlar ile Trabzon mutfak kültürünün tanıtımına yönelik mekanlara projede yer verilmiştir.İkinci önemli proje ise, Zağnos ve Tabakhane Vadileri Kentsel Dönüşüm projesidir. Eski kent merkezi olan Ortahisar Mahallesi’nin iki yanından geçen derin vadilerdeki yapılaşmanın tamamen kaldırılarak yeniden tarihsel konumuna uygun şekilde yeşillendirilmesi amaçlanmaktadır. Başbakanlık Toplu Konut İdaresince yürütülen proje tamamlandığında kentin imajı değişecek ve turizm potansiyeli de artacaktır.Ayrıca, Trabzon Ayasofya Müzesi ve çevresi 2. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilerek Bakanlığımızca 2004 yılında takas programına alınmıştır. Takas işlemleri sırasında mülkiyetlerin çok hisseli olmasından dolayı bir takım sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle takas işlemi yerine bu alanın kamulaştırma yolu ile Bakanlığımıza kazandırılması uygun mütala edilmektedir.
İş Turizmi : Bölgesel ticaret ve sanayi merkezi olan Trabzon kentine civar ve uzak merkezlerden gelenler toplam turizm faaliyetleri içinde önemli bir yer tutar. Gelecekte ülke ve bölgedeki kalkınmaya paralel olarak iş turizminin de gelişmesi beklenmektedir.
Sağlık Turizmi: Trabzon İlinde kaplıca kaynağı bulunmamaktadır. Buna karşın çok yerde maden suları ve şifalı sular mevcuttur. Bazı hastalıklara iyi geldiği bilinen bu maden sularının bir kısmı şişelenerek piyasaya sürülmektedir.Kisarna maden suyu, il merkezinin yaklaşık 8 km güneyindeki Bengisu (Kisarna) köyündedir. Hadipazarı Maden Suyu, Çaykara İlçesi Şahinkaya Köyündedir. Acısu diye bilinen şifalı sular; Araklı İlçesi Bereketli Köyünde, Akçaabat İlçesi Acısu (Koryana) Köyünde, yine Akçaabat İlçesi Uçarsu (Kokana) Köyünde, Maçka İlçesi Akarsu Köyünde, Şalpazarı İlçesi Doğansu Köyünde, Tonya İlçesi Biçinlik Köyünde, Vakfıkebir İlçesi Rıdvanlı Köyünde, Yomra İlçesi İkisu Köyünde bulunmaktadır. İlimizde KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesinin bulunması, çevre illerden buraya tedavi için gelenlerin sayısını arttırmaktadır.
Kongre Turizmi: İlimizde bulunan ve çevre illerdeki okulları ile de büyük bir potansiyel oluşturan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İlimiz ve Bölgede yarattığı hareketliliğin yanı sıra çeşitli kongre, panel, sempozyum ve spor müsabakalarına ev sahipliği yaparak bu daldaki turizmde de her geçen gün artış meydana getirmektedir. Kongre turizmi için gerekli olan her türlü tesis ve donanım İlimizde faaliyetini sürdüren çok yıldızlı otellerde mevcuttur.
Spor Turizmi: İl'de mevcut bulunan spor tesisleri büyük bir spor aktivitesi yaratmaktadır. Futbol en popüler spor kolu olup, tanıtımda önemli rol oynamaktadır. Birinci Ligde Trabzonspor, İkinci Lig A Kategorisinde Akçaabat Sebatspor, Üçüncü Ligde Trabzon Telekom, Değirmendere ve Of Spor takımları İlimiz spor turizminin gelişmesindeki önemli etkenleri arasındadır.
Karavan Turizmi: Trabzon sahil şeridinde yer alan Beşikdüzü, Akçaabat, Araklı, Çamburnu, Sera Gölü gibi yerleşimlerde ve Uzungöl, Hıdırnebi Yaylası, Kayabaşı Yaylası, Hamsiköy gibi yüksek plato yerleşimlerinde karavan turizmi yapılabilecek imkanlar mevcuttur. Yol standartlarının yükseltilmesi karavan turizminin gelişmesinde önemli bir ivme olacaktır
Gençlik Turizmi: Daha çok batı bölgelerinde organize edilen bu turizm türünün, okulların tatil dönemlerinde yatılı okulların konaklama imkanlarının da kullanılarak İlimizde gelişmesinde yarar görülmektedir. Yaylalar; yürüyüş turları, yaban hayatı ve doğayı seven pek çok gencin ilgisini çekmektedir.
Deniz Turizmi: Yaklaşık 115 km’lik kıyı şeridine sahip olan Trabzon, güneşli günlerin azlığı ve bol yağışlı iklim nedeniyle, deniz turizminden umulan gelişmeyi sağlayamamıştır.Son yıllarda yapımı devam eden Sarp-Samsun karayolu nedeniyle, Karadeniz kıyı bandının önemli bir kısmına dolgu yapılmaktadır. Bu dolgu çalışmaları , kıyılardaki doğal alanları olumsuz etkilemektedir. Böylece, kısmen de olsa olabilecek deniz turizmi olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu olumsuzluklara rağmen, Of İlçesinin doğusunda yer yer denize girilecek alanlar bulunmaktadır. İl merkezinin batısında ise, Akçaabat İlçesinin Mersin Beldesinde ve Beşikdüzü İlçesinin batısındaki kıyı boyunda denize girilebilecek yerler vardır. Belirtilen bu yerlerde az sayıda da plaj bulunmaktadır.
Doğu Karadeniz Bölgesinin merkezi konumunda olan Trabzon’da, deniz turizmi için önemli bir adım atılmıştır. İl merkezinin yaklaşık 6 km doğusunda bir yat limanı yapılmıştır. Trabzonspor Tesislerinin hemen yanında yapılan bu marina, yüksek kapasitede yat barındıracak büyüklüktedir.
Doğa Sporları Turizmi
1. Dağcılık Parkurları :
-Uzungöl-Demirkapı-Karakaya (Çaykara)
2. Jeep Safari :
-Akçaabat-Düzköy- Kayabaşı Yaylası- Lişer Yaylası- Şolma Turizm Merkezi Maçka.
-Trabzon- Araklı- Dağbaşı- Aydıntepe yer altı şehri- Demirkapı Gölleri-Uzungöl- Çaykara- Of- Trabzon
3. Yamaç Paraşütü :
Uzungöl- Karastel Tepesi / Uzungöl-Karaçımah Tepesi / Akçaabat Karadağ Hıdırnebi (Yaylakent) Önünden / Düzköy ilçesi Çalköy Beldesi Doğankaya Çayırbağı
4. Trekking:
Maçka-Ocaklı-Kulindağı Yaylası - Figanoy Yaylası - Lişer Yaylası
Lişer Yaylası- Kayabaşı Yaylası - Haçka Yaylası - Düzköy İlçesi
Çaykara Uzungöl Beldesi-Karastel Yaylası - Şekersu Yaylası
Maçka İlçesi Altındere Vadisi - Sumela Cami Boğazı - Çakırgöl
Çakırgöl Zigana Geçidi – Hamsiköy (Eski Tarihi Yol) Maçka İlçesi
5.Kano Sporu :
-Araklı Karadere
-Başlangıç , Tilki Beli
-Bitiş, Araklı
Güzergah:Çatak-Kayaiçi-Taşgeçit-Çonkaya-Kestanelik-Erenler-Kestanelik-Pervane-Değirmencik-Araklı
Göller ve Mağaralar
GÖLLER
Uzungöl ve Krater Göller: Haldizen deresi vadisinde heyelan sonucu dere yatağının tabii baraj şeklinde kapanmasıyla oluşan göl, çevresindeki ladin ormanları ile çekici bir manzaraya sahiptir. Trabzon'a 99, Çaykara ilçesine 19 kilometrelik bir mesafede olan göl “ Uzungöl” olarak bilinmektedir. Uzungölü geçtikten sonra Çaykara'yı ve Uzungölü Bayburt'a bağlayan yayla yolunu takiben soğanlı geçidine doğru çıkıldıkça zirveye yakın varılan yaklaşık 2500 rakım üzerinde bulunan irili ufaklı göllerdir.
Sera Gölü: Trabzon'un batısındaki Sera deresi üzerinde, Yıldızlı Beldesi sınırları içerisinde kıyıdan 1 km içerde bulunmaktadır. Dağ yamacının, 20 Şubat 1950'de kayması ile oluşan bir baraj gölüdür. Barajın arkasında vadi boyunca birkaç km'lik bir uzunluk gösterir. Genişliği 150-200 m arasında değişir. Gölü oluşturan toprak baraj, oluştuğu tarihten buyana aşındığı için su yüzeyi yavaş yavaş azalmaktadır.
Balıklı Göl: Bölgemizin coğrafi yapısı nedeniyle oluşan bir göldür. Balıklı Göle Akçaabat-Düzköy yolu üzerinden Hıdırnebi yaylasına giden yol üzerinden gidilir. Doğal güzelliği muhteşem olan bu gölümüz yazın birçok ziyaretçi tarafından dinlenme ve piknik alanı olarak kullanılır.
MAĞARALAR
Çal Köy Mağarası:Mağara, Trabzon Düzköy’e bağlı Çal Köy beldesinde bulunmaktadır. İlimiz Merkezden 51 km olan mağara, Düzköy İlçesinin 5 km güneyinde, denizden 1100 m yükseklikte olup, aydınlatma ve gezi platformları tamamlanmıştır.Mağaranın giriş kısmı bir insan boyu yüksekliğindedir. Oldukça uzun bir mağara, ancak gerçek uzunluğu henüz bilinmiyor.
İlk 150 m’den sonra sarkıt ve dikitler görülmeye başlanır.Mağaranın içinde dış atmosfere dolinlerle olan irtibatı nedeniyle rahat bir hava haraketi vardır. Mağara içerisinde bir ırmağın oluşturduğu gölcüklerin ve şelalelerin görüntüsü mağaraya ayrı bir özellik katmaktadır. Girişte kuru olan mağara atmosferinin mağaranın içerisinden akan dere nedeniyle iç kısımlarda nem bir kat daha artmaktadır. Bazen dar bazen de oldukça geniş galeri ve koridorlara sahip olan mağaranın üst kısmında, çevreye hakim bir tepeye kurulmuş bir kale bulunmaktadır.
Ulaşım Düzköy ilçesine girmeden sağa ayrılan bir yolla Çal Köy beldesi içinden geçilerek yapılabilmektedir. Yolu asfalt ve düzgündür. Mağara çevresinde sosyal alt yapı, kır kahvesi ve mesire alanları mevcuttur.
Akarsu Köyü Mağarası
Mağara, Trabzon’un Maçka ilçesinin Akarsu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Büyük bir mağaradır. Eskiden yerleşim yeri olarak kullanılan mağara, içinde bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır. Söylentilere göre içerisinde 72 oda mevcuttur. Mağarada bol miktarda sarkıt ve su varlığı saptanmıştır. Detaylı bir çalışma henüz yapılamamıştır.
Konaklama-Yeme İçme Tesisleri
NE YENİR
1- ADI ZORLU GRAND OTEL
SINIFI 5 YILDIZ
ADRESİ MARAŞ CADDESİ NO.90 TRABZON
ODA SAYISI 160
YATAK SAYISI 331
TELEFON 0 462 326 8400
FAKS 0 462 326 8458
2- ADI BÜYÜK SUMELA OTEL
SINIFI 4 YILDIZ
ADRESİ MAÇKA / TRABZON
ODA SAYISI 115
YATAK SAYISI 236
TELEFON 0 462 512 3540
FAKS 0 462 512 3 630
3- ADI USTA OTEL
SINIFI 4 YILDIZ
ADRESİ İSKELE CAD. TELGRAFHANE SOKAK TRABZON
ODA SAYISI 120
YATAK SAYISI 245
TELEFON 0 462 326 57 00
FAKS 0 462 322 3 793
Önemli Telefonlar Valilik
web: www.trabzon.gov.tr
Tel: 0 462 230 19 70
Belediye Başkanlığı
web: www.trabzon.bel.tr
Tel: 0 462 322 46 01- 02-03
İl Özel İdare Müdürlüğü
Tel:0 462 334 18 70 -72
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
web: www.trabzonkulturturizm.gov.tr
E-Mail: info@trabzonkulturturizm.gov.tr
Tel: 0462 326 07 48
Turizm Danışma Bürosu
Tel: 0 462 326 47 60
İl Özel İdare (Köy Hizmetleri Müdürlüğü)
Tel: 0 462 334 12 12
Trabzon Belediyesi Kültür Müdürlüğü
Tel: 0 462 322 22 21
Milli Eğitim Müdürlüğü
Tel:0 462 230 20 94 / 230 19 70
Kaynak: Tc.Kültür ve Turizm Bakanlığı