MERSİN
Genel Bilgiler
Yüzölçümü: 15.853 km²
Nüfus: 1.595.938 (2007 Yılı Kaynak:Türkiye İstatistik Kurumu)
İl Trafik No: 33
Türkiye’nin 81 ilinden 33 kod numarasıyla anılan, yüzölçümü yaklaşık 16.000 km2. ve 2007 yılı nüfus sayımına göre toplam 1.595.938 kişilik nüfusa sahip olan ve eski adı İÇEL olan MERSİN ili doğusunda Adana, batısında Antalya, kuzeyinde Niğde, Konya ve Karaman illeri, güneyinde ise Akdeniz ile çevrili olup, Taşlık Kilikya’nın tümünü ve Ovalık Kilikya’nın Berdan Çayı havzasını kaplar. Kuzeyden Toros dağlarının en yüksek tepelerine kadar uzanan yaylaları içine alıp, doğu Akdeniz boyunca güney batıya doğru uzanır. Dağlık alanlar kratase, eosen, miosen ve pliosen tortularından ibaret kireç taşı tabakalarından, ovalar ise IV.zamanda başlamış olan alivyonal birikmeyle oluşmuştur. İldeki Toros Dağları genç dağlardır. Torosların Mersin bölümünde kalan kısmı Bolkar Dağları adını alır. Bolkarların en yüksek yeri 3524 m.ile Medetsiz Tepesi’dir. Orta Torosların geçit verebilen yeri Gülek Boğazıdır(1050 m.). İkinci önemli geçit ise Mut ilçesi yakınlarındaki Sertavul Geçidi’dir. İl’de birkaç set gölünden başka göl yoktur. Silifke’deki Akgöl, Keklik Gölü ve Paradeniz gölleri deniz bağlantılı olduklarından suları tuzlu olup, bol balık yaşamaktadır.
Bitki örtüsü genellikle Akdeniz iklimine uyum sağlayan maki’dir. Defne, Yabani Zeytin, Keçi Boynuzu, Mersin, Zakkum, Böğürtlen ve Kuşburnu’dur. 100-1000 m. arasında Meşe, 100-1200 m. arasında Kızılçam, 1500 m. Karaçam ve 2000 m. yüksekliklerde Sedir ve Ardıç Ağaçları yer alır.
Turistik bir il olan MERSİN’e bağlı ilçeler şunlardır: Erdemli, Anamur, Gülnar, Mut, Silifke, Tarsus , Çamlıyayla, Bozyazı ve Aydıncık’tır.
İlçeler Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayınız...
Mersin’in akarsuları Deliçay, Efrenk Deresi (Müftü), Tece Deresi ile batıda Lamas çayı ile Mezitli çayından ibarettir. Anamur’da Dragon Çayı, Tarsus’ta Berdan Çayı, ve tarihe tanıklık etmiş olan Silifke’de Göksu Nehri ilin önemli akarsularındandır. İl, deniz-kum-güneş üçlemesinin dışına çıkarak, alternatif turizm çeşitlerini sunmaktadır. İnanç , Yayla, Trekking, Rafting, Yamaç paraşütü, Su sporları, Kayak, Dağcılık gibi. Dağlara çıkıldıkça farklı iklimler yaşanmakla beraber, kıyı şeridinde tipik Akdeniz iklimi hüküm sürer; yani yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer. İlin yaklaşık 108 km.uzunluğunda kumsal plajları vardır.
Adana’dan 69 km.,Antalya’dan 487 km. ve Konya’dan 348 km. uzaklıkta olan Mersin merkezi yeni ve modern bir liman şehridir.Büyük kentlerle demiryolu ve karayollarıyla ulaşım yapılırken, yabancı limanlarla da gemi seferleriyle bağlantılıdır. Yıl boyunca Mersin ile Gazimagosa arasında düzenli feribot seferleri vardır. Mersin’in modern bir kent olması nedeniyle, turistler burada kalmakta ve Mersin’i Kapadokya, Güney doğu Anadolu Batı Akdeniz ve Kıbrısa, geçiş merkezi olarak seçmektedirler.
Mersin, ticaret ve ekonomi alanlarında olduğu kadar turizmde de son yıllarda olumlu atılımlar yapmıştır. Nitekim “Kardeş Kent” sayısının artması Dünya Uluslarının Mersin’e olan yakın ilgilerini göstermektedir.
Mersin Belediyesinin bağlı olduğu Dünya Kardeş Kentleri şunlardır:
1-ABD/Californiya-Santa Fee Springs (l965)
2-İTALYA/Rimini (1980)
3-Japonya/Kushimoto (1997)
Mersin kentinin merkez sınırlarını, doğuda Tırmıl Tepe, Batıda Yumuktepe Höyükleri oluşturmaktadır. Bu Höyükler , Mersin kurulmadan çok önceleri Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde, bu alanda yerleşimlerinin olduğunu kanıtlamaktadır. J.Garstang tarafından Yumuktepe’de yapılan kazılar sonucunda en yoğun yerleşimin Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde olduğu ortaya çıksa da 1993 yılında yeniden başlayan kazı çalışmaları , bu yerleşik düzenin Arap istilaları ve Bizans döneminde de devam ettiğini göstermiştir.
Antik dönemde ise Mersin’in deniz kıyısında bir yerleşim yeri olduğunu gösteren veriler vardır. C. Texier Mersin’in antik Zephyrium Kenti olduğunu yazmaktadır. Halkevi civarındaki temel kazılarında ve Çavuşlu Mahallesinde ele geçen rastlantısal buluntular kentin tarihini Antik döneme kadar götürmektedir. Antik kente ait harabeler XIX. Yüzyılda Mersin’e gelen seyyahlar tarafından da gözlenmiştir. Ortaçağda Mersin hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Bu dönemde özellikle Tarsus’un önemli bir merkez olduğu bilinmektedir. Hıristiyanlığın hac kentlerinden biri olan bu kent, Müslüman Araplar ile Bizanslar arasında sık sık el değiştirmiştir.
Anadolu Selçuklu Döneminde de varlığını sürdüren kentin yakınında “ Mersin “ isminde bir yerleşimden XIX. yüzyıl seyyahlarına gelene kadar bahsedilmemektedir.
Mersin Yumuktepe ve Zephyrium yerleşmelerine rağmen, ancak 19. Yüzyıl ortalarında gelişme sürecine girmiş ve İçel İli’nin merkezi olmuştur. Kaynaklarda, Mersin adının Mersin oğulları aşiretinden veya yörede bol miktarda yetişen Mersin ağacından geldiği yazılmaktadır.
150 yıllık geçmişinde buralarda , farklı dinlere , kültürlere ve etnik topluluklara mensup insanların yaşaması, toplumsal kaynaşmanın gerçekleştiğini ve bunun devam ettiğini göstermektedir. 1886’ da Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya gibi bir çok ülkenin konsolosluklarının bulunduğu önemli bir liman kenti olmuştur. I. Dünya savaşından sonra Mersin’in sosyo-ekonomik yapısında önemli değişiklikler olmuş ve ekonomik dinamizmini kaybetmiştir.
Mersin şimdi ikinci hızlı kentleşmesini yaşamaktadır. Modern limanı, Serbest bölgesi, Büyük Sanayi ve Ticari Kuruluşları ile hızla gelişmekte olan bir İl’dir. Çok sayıda Antik örenyerleri, denizi, Narenciye bahçeleri ile çevrili yeşil doğası ve kültürel etkinlikleri ile büyük bir kültür ve turizm potansiyeline sahiptir.
Müzeler ve Örenyerleri
ANAMUR MÜZESİ
Yalıevler Mahallesi, Atatürk Caddesi, Fahri Görgülü Caddesi No:8, Anamur
Tel : (0324) 814 16 77
Faks : (0324) 814 30 18
Her gün 08.00-12.00/13.00-16.45 saatlerinde ziyarete açıktır.
Müzede etnografik ve arkeolojik eserler bölümü, kütüphane, fotoğrafhane, laboratuar, konservasyon ve sanat galerisi gibi üniteler bulunmaktadır.Arkeolojik bölümde helenestik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler sergilenmektedir.Bozyazı'daki kazıda bulunan kabartma motifli altın diadem; Anamur Nekropolünde bulunan 36 parça ajurlu Bizans yapısı altın objeler, bronz athena, kantar ağırlığı, Müzenin önemli eserleri arasında yer almaktadır.
Anamur kazılarında çıkartılan ve çoğu mitolojik sahneleri içeren bitki ve geometrik desenli insan figürlü zengin mozaik örnekleri ile İ Ö 6. Yüzyıla ait ve Aydıncık'ta bulunan, kırmızı ve siyah figür tekniğinin en güzel uygulamaları olan Lekitoslar, Helenestik, Roma ve Bizans dönemlerine ait taş kitabe, mil taşları, taş pişmiş topraktan heykeller ve kabartmalar, Anamur kazılarında bulunan insan yüzlü kandil örnekleri, taşın bir dantel gibi işlendiği bitkisel süs ve hayvan figürlü taş işleme örnekleri Müzede sergilenmektedir.
Etnografi bölümünde, geleneksel sanatların örnekleri, yörük eşyaları ve "Post Yanışlı" kilim türleri, zengin bir koleksiyon oluşturmaktadır.
MERSİN MÜZESİ
Atatürk Caddesi Kültür Merkezi, Halk Evi Binası
Tel : (0324) 231 96 18
Faks : (0324) 231 96 29
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-16.45 saatlerinde ziyarete açıktır.
Kent merkezindeki Kültür Merkezi'nin doğu cephesindedir. Arkeolojik ve etnografik eserler üç ayrı salonda teşhir edilmektedir. Taş eserlerin sergilendiği birinci salonda; Roma dönemine ait mermer insan başları, heykel ve steller ile anforalar yer almaktadır. Pişmiş kilden (Terracota) yapılmış terliksi formdaki mezarlar, Pompeipolis antik kentinde bulunmuştur. İkinci salonda; Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden Yumuktepe ve Gözlükule kazılarından çıkarılan Yeni Taş, Bakır Taş ve Eski Tunç dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Bunlar iki kulplu kaplar, ikili, üçlü, dörtlü sepet kulplu fincan şekilli kaplar, gaga ağızlı testiler ve çeşitli boyalı kaplardır. Ayrıca Eski Tunç, Urartu, Helenestik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli çanak, çömlek, cam ve bronz eserler, bronz, gümüş ve altın sikkeler bu salonda sergilenmektedir.
MÖ 2. Bine ait kurşun figür, Hitit İmparatorluk dönemine ait mühürler dikkat çeken eserlerdir. Hayvan başlı gümüş, Urartu bilezikleri ve çeşitli dizi boncuklar, klasik ve Helenestik Çağ'a ait Lechyos, Kylix ve Sigilatalar ile Roma dönemine ait çeşitli form ve büyüklükteki cam eserler, altın diadem ve küpeler sergilenmektedir. Etnoğrafik eserlerin bulunduğu üst kattaki üçüncü salonda; gümüş süs eşyaları, tesbihler, işlemeli kadın elbiseleri, peşkirler, ağaç ve bakır eşyalar, kilimler, nazarlıklar ile tabanca, kama ve barutluklar yer almaktadır. Müze bahçesinde ise çeşitli dönemlere ait taş eserler ile Pithoslar sergilenmektedir.
MERSİN ATATÜRK EVİ VE MÜZESİ
Atatürk Caddesi
Tel : (0324) 237 55 71
Faks : (0324) 231 96 29
Pazartesi dışında her gün mesaî saatlerinde ziyarete açıktır.
Mersin Belediye binasının kuzeyinde, Atatürk Caddesi üzerindedir. 1917 yılında İsviçreli Krizmon tarafından yaptırılmış, daha sonra Tahinci ailesince satın alınan ev, 1980 yılında kamulaştırılmıştır.
Atatürk 20 Ocak 1925 tarihinde eşi Latife hanımla birlikte Mersin'e geldiğinde bu evde 11 gün misafir edilmişti. Bu yapı günümüzde Atatürk Evi ve Müzesi olarak düzenlenmiştir. 2 katlı müzenin 1. Katında, Atatürk'ün değişik tarihlerde Mersin'i ziyaretleri ve Kurtuluş savaşı ile ilgili fotoğraf ve belgeler yeralır. 2.katında ise çalışma, dinlenme, yatak ve misafir odaları ile şahsi eşyaları bulunur. Ayrıca bir konferans salonu vardır.
SİLİFKE MÜZESİ
Taşucu Caddesi No: 111, Silifke
Tel : (0324) 714 10 19
Faks : (0324) 714 28 52
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-16.45 saatlerinde ziyarete açıktır.
SİLİFKE ATATÜRK EVİ VE ETNOGRAFYA MÜZESİ
Saray Mahallesi 1. Cadde, Silifke
Tel : (0324) 714 10 19
Faks : (0324) 714 28 52
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-16.45 saatlerinde ziyarete açıktır.
TARSUS MÜZESİ
Kültür Merkezi Binası, Tarsus
Tel : (0324) 613 06 25
Faks : (0324) 613 30 80
Tarsus Müzesi,1557 Yılında Ramazanoğullarından Kubat Paşa tarafından açık avlulu medrese olarak yaptırılan ve 1966 yılında restore edilen Kubat Paşa Medresesi’nde uzun süre hizmet vermiştir.Dana sonra Tarsus Kültür Merkezi bünyesinde düzenlenen bir binaya taşınan Müzedeki eserler Paleotik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Urartu, Grek, Roma, Bisans, Selçuklar, Osmanlı devletine aittir.
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-16.45 saatlerinde ziyarete açıktır.
MERSİN MERKEZ ÖREN YERLERİ
YUMUKTEPE
Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biridir. Sistemli arkeolojik kazılar İngiliz John Garstang başkanlığında 1936-1937 yıllarında yapılmıştır. II. Dünya Savaşı'nın başlaması nedeniyle ara verilen kazılar 1946'da yeniden başlanıp 1947'de sonuçlanmıştır. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi ve Roma Üniversitesi işbirliği ile hazırlanan "Yumuktepe Arkeolojik Kazısı" 1993 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Yaklaşık 15 yıl sürecek kazı çalışmaları yaz aylarında sürdürülmektedir.
Yumuktepe'de ilk yerleşme Neolitik dönemde başlamış ve kesintisiz olarak kalkolitik, Tunç, Hitit, Bizans ve İslami devirlerde de devam etmiştir. 33-25 katmanlar Neolitik döneme aittir. Bu dönemde taş temelli evler, yün eğirmeye yarayan kirmenler, bakır oltalar, obsidyen ve akmak taşından yapılmış araçlar, taş mühür, ok uçları, dokumacılıkta kullanılan ağırsak, çanak, çömlekler bulunmuştur. 29-13 katmanlar ise Kalkolitik dönemi kapsar. Yapı tipleri taş temelli evler ile yuvarlak temelli silolardır. Son Kalkolitik dönemde savunma duvarlarıyla çevrili köy tipi yerleşime geçilmiştir. Askerlerin oturduğu sura bitişik evlerde fırın, yerel kaplar, temellerin altında seramik ve özel eşyalı mezarlar vardır. Orta Tunç çağı ise 12-9. katmanları kapsar ve İÖ 2000-1500'e tarihlenir. Bıçak, mızrak, mühür, kadın heykelciği, ayaklı kadeh ve gaga ağızlı testicikler bulunmuştur. Hitit dönemi ise 7-5. Katmanlar arasında ve İÖ 1500-1200'e tarihlenir. Sur duvarları testere biçimindedir. Evler Sokaklar vardır. En üst katlar Grik, Bizans ve İslami dönemi kapsar. Grek katmanında Kıbrıs tipi seramik Bizans ve İslami katmanda ise sırlı seramik bulunmuştur.
Höyüğün 2.5 m. derinliğinde bulunan bir kale harabesi Boğazköy'de bulunan kale harabesinin küçük bir örneği olup, Poligonal tarzda inşa edilmiştir.
2003 kazı sezonunda ortayla çıkarılan buluntular arasında Neolitik,Kalkolitik ve Ortaçağ dönemlerine tarihlenen kandiller,boncuk dizileri,kemik süs iğneleri,taş ağırşaklar,kemik aletler yer almaktadır.Yumuktepe'den çıkarılan yüzlerce eser, Mersin Müzesinde sergilenmektedir.
Turizm Merkezleri ve Bölgeleri
MERSİN-SİLİFKE-OVACIK TURİZM MERKEZİ
19.04.1989/20144 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Silifke ilçesinin 40 km. güney batısında Yeşilovacık Beldesindedir. 95 ha genişliğindeki alan tümüyle orman mülkiyetindedir. 1/25.000 ölçekli “Batı Mersin Kıyı Kesimi Nazım İmar Planı”nda turizm tesis alanı kullanımında olup 1/100.000 ölçekli Mersin-Karaman Çevre Düzeni Planında turizm merkezi olarak işaretlenmiştir. Planlanan alanda 9.500 yatak kapasitesi hedeflenmektedir.
MERSİN-SİLİFKE-KARGICIK TURİZM MERKEZİ
19.04.1989 tarihli ve 20144 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Silifke ilçesinin 39 km. güney batısında yer almaktadır. 72 ha alanın tümü orman mülkiyetindedir. 1/25.000 ölçekli “Batı Mersin Kıyı Kesimi Nazım İmar Planı”nda tatil köyü kullanımında olup 1/100.000 ölçekli Mersin-Karaman Çevre Düzeni Planında turizm merkezi olarak işaretlenmiştir. Planlanan alanda 900 yatak kapasitesi hedeflenmektedir.
MERSİN-AYDINCIK-ORTABURUN TEPESİ MEVKİİ TURİZM MERKEZİ
19.04.1989 tarihli ve 20144 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Aydıncık İlçesinin 1.5 km. doğusunda yer almaktadır. Toplam alanı 91 ha.’dır. 1/25.000 ölçekli “Batı Mersin Kıyı Kesimi Nazım İmar Planı”nda turizm tesis alanı kullanımında olup 1/100.000 ölçekli Mersin-Karaman Çevre Düzeni Planında turizm merkezi olarak işaretlenmiştir. Planlanan alanda 2.500 yatak kapasitesi hedeflenmektedir.
MERSİN-ANAMUR-MELLEÇ TURİZM MERKEZİ
19.04.1989 tarihli ve 20144 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anamur ilçesinin 25 km. batısında yer almaktadır. Havaalanı bulunan Antalya’nın Gazipaşa ilçesine uzaklığı ise 54 km.’dir. Toplam alanı 30 ha.’dır. 1/25.000 ölçekli “Batı Mersin Kıyı Kesimi Nazım İmar Planı”nda turizm kullanım alanları kapsamında olup, 1/100.000 ölçekli Mersin-Karaman Çevre Düzeni Planında turizm merkezi olarak işaretlenmiştir. Bu alanda plan ile 1.000 yatak kapasitesi hedeflenmektedir.
MERSİN-TARSUS KÜLTÜR, TURİZM KORUMA VE GELİŞİM BÖLGESİ
Tarsus İlçesinin güneyinde Akdeniz’e kıyısı bulunan merkeze ulaşım, çevresinde bulunan köy ve belde yollarından sağlanmaktadır. Turizm Merkezi içerisinde ve çevresinde bulunan bakir alanlar turizm yatırımlarına uygun olmakla birlikte, kamping ve golf turizmi içinde imkanlar sunmaktadır. Doğal güzellikler, deniz, kum ve güneşin yanı sıra Merkezin İnanç Turizminde önemli bir yeri olan Tarsus’a, biraz daha kuzeye gidildiğinde ise Kış Turizmi içerisinde önemli bir alana sahip Karboğazı Kayak Merkezi’ne yakın olması bölge ve ülke turizmi içindeki önemini bir kat daha arttırmaktadır.
07.10.1997 tarih ve 23133 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 97/9985 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Mersin-Tarsus Kıyı Kesimi Turizm Merkezi ilan edilmiş, 31.12.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2004/8321 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de; “Mersin-Tarsus Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” olarak yürürlüğe girmiştir. Sahip olduğu doğal ve fiziksel potansiyel nedeniyle turizm açısından birinci derecede önem arz etmektedir.
Bölgede 7.600 yatak kapasitesi, 2 golf alanı, 1 kongre merkezi, 1 sağlıklı yaşam merkezi ve 1 günübirlik tesis yapılması hedeflenmektedir.
MERSİN-SİLİFKE-TAŞUCU-BOĞSAK TURİZM MERKEZİ
19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 2006/11033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Taşucu – Boğsak Turizm Merkezi, İl merkezine 90 km.uzaklıkta bulunmakta olup, Silifke İlçesi Taşucu Beldesinin batısından başlayarak kıyı kesimi boyunca devam etmekte ve Boğsak yerleşmesini içine alıp Tahta Koyu’na kadar uzanmaktadır. 1/100.000 ölçekli Mersin-Karaman Çevre Düzeni Planında turizm merkezi olarak işaretlenen merkezin toplam alanı 1.159 ha.’dır.
MERSİN-SİLİFKE-NARLIKUYU-AKYAR TURİZM MERKEZİ
19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2006/11033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Narlıkuyu-Akyar Turizm Merkezi, Mersin İli, Silifke İlçesi’nin 20 km doğusunda, Kız Kalesine 5 km uzaklıkta yer almakta olup Narlıkuyu yerleşimi, Cennet ve Cehennem Obruklarını, Astım-Dilek Mağarasını içine almaktadır. 1/100.000 ölçekli Mersin-Karaman Çevre Düzeni Planında turizm merkezi olarak işaretlenmiş olup toplam alanı 1.046 ha.’dır.
MERSİN-TARSUS-GÜLEK-KARBOĞAZI KÜLTÜR, TURİZM KORUMA VE GELİŞİM BÖLGESİ
08.12.2006 tarih ve 26370 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 2006/11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Gülek Kasabasına 13 km (5 km. asfalt, 8 km. stabilize) uzaklıkta yer alan Karboğazı kış sporlarının her çeşidinin yapılmasına müsaittir. Uluslararası Kayak Federasyonu’nun (FIS) Alp Disiplini kayak yarışmalarında istemiş olduğu faktörlerin tamamına sahip bulunan Karboğazı 3.585 m.lik zirvesi ile 2000-3000 rakımları arasında bulunan 10 km.lik doğal kayak pisti, Ekim ayından Haziran ayına kadar 7-8 ay kaliteli kar tutma özelliği ile dağcıların, kayakçıların ve turizm yatırımcılarının cazibe merkezi olacaktır. 1/100.000 ölçekli Mersin-Karaman Çevre Düzeni Planında turizm merkezi olarak işaretlenen bölgenin toplam alanı 3.573 ha.’dır.
Yapmadan Dönme
Silifke'de Astım Mağarasına inmeden, Cennet-Cehennem Mağaralarını görmeden,
Tarsus'ta St. Paul Kuyusu, Eshab-ı Kefh, Kırkaşık Bedesteni, Makam Camii ve diğer tarihi eserleri görmeden,
Anamur'da Anemurium Harabeleri ve Mamure Kalesi, Mut’ta Alahan Manastırını,
Silifke'de Uzuncaburc'u, Erdemli'de Elauissa-Sebaste(Ayaş) Örenyerini ve Kızkalesi'ni gezmeden,
Göksu'da rafting, Bolkar'da trekking, koylarında diving yapmadan,
Çamlıyayla, Gözne, Fındıkpınarı, Abanoz, Arslanköy yaylalarını görmeden,
Kızkalesi, Kapızlı,Anemurium ve diğer Plajlarında denize girmeden,
İlin meşhur tatlısı cezerye ve kerebici, özel kebap çeşidi tantuniyi tatmadan, şalgam içmeden,
Tarsus Şelalesinde saç kavurma ve fındık lahmacun,
Mersin Yat Baseni, Narlıkuyu ve Boğsakda balık yemeden,
Anamur ve Bozyazı'dan Muz, Gülnar'dan Elma, Mut'tan Kayısı, Silifke'den Çilek, Tarsus'tan Üzüm almadan,
... Dönmeyin.
Gezilecek Yerler
Nusrat Mayın Gemisi
Şu anda Tarsus'ta bulunan Nusrat Mayın Gemisi hakkında aşağıda kısaca bilgi verilmiştir. Gemi hakkında daha ayrıntılı bilgiye sahip olmak için Tarsus'u ziyaret etmenizi öneririz. Tarsus'a gelme imkanı olmayanlar yapabilir.
Nusrat Mayın Gemisi 3 Eylül 1914'te Çanakkale'ye gelmişti. Almanya'da özel şekilde mayın dökme gemisi olarak inşa edilmiş bu tekne dar alanlarda kolayca manevra yapabiliyor ve az su çektiğinden mayın alanları üzerinde güvenle dolaşabiliyordu. Ancak Osmanlı Devleti'nin mali sorunları ona boğazı mayınlayabilmesi için gerektiği miktarda mayın bulamıyordu. Çanakkale boğazında zaten önceden boğazı kesecek şekilde döşenmiş mayın hatları bulunmaktaydı. Ancak, düşman zırhlılarının devamlı şekilde hareketlerinin incelenmesiyle akıllara hayret verecek bir gerçekle karşılaşılmıştı.
6 Mart gecesi Cevat Bey, mayın grup komutanı Hafız Nazmi Bey'e "Oğlum, diyordu. Sana çok önemli bir görev veriyorum. Vatanın selameti bu görevin başarıyla yerine getirilmesine bağlıdır. Yarın akşam, Nusrat'le son 26 mayınını şu gördüğün karanlık limanda kıyıya paralel olarak dökeceksin. Düşman hareketinizi seçer, size saldırıya kalkışırsa kıyı toplarımız önceden aldıkları talimata uygun olarak hareket edecek ve sizi himaye ateşiyle koruyacaklar. Kendinizi göstermemeye çaba harcayın. Allah yardımcınız olsun."
Evet. Bu sefer mayınların boğazı kesecek şekilde değil de kıyıya paralel olarak Karanlık Limanına dökülmesi fikri, mayın uzmanlarının ince bir çalışmayla ortaya çıkardıkları mükemmel bir fikirdi. Çünkü düşman zırhlıları boğaza gurup gurup giriyor ve görevini tamamlayan grup ikmal yapmak için geriye dönerken arkadaki grupların yollarını kesmemek için boğazın en geniş yerlerinden biri olan Karanlık Liman'da manevra yapıyordu. İşte mayınlar da bu manevra sahasına kıyıya paralel ancak manevra hattına dik olarak yerleştirilecekti. Fakat bu işin sonu her ne kadar büyük bir zaferi getirebilecek olsa da bir o kadar zordu.
Nazmi Bey, ertesi gün Nusrat mayın gemisi komutanlığı yapacak olan Tophaneli Yüzbaşı Hakkı'yı buldu. Her iki subayda çok iyi arkadaştılar. İki gün önce kalp krizi geçiren Nusrat'ın genç komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey, sağlığı için yerine bir başkasını görevlendirmeyi önceden Çanakkale müstahkem mevki komutanı Cevat Bey'in ısrarlarına rağmen, savaşın ve ülkenin sorumluluğunu omuzlarında duyarak görevi kabul etti.
7 Mart'ı 8'e bağlayan gece yarısı Nusrat demir alarak Çanakkale'den uzaklaştı. Bütün ışıklarını söndürüp kıvılcım atmasın diye ocaklarını bastırmış, maskeli ışıklar altında rota izleyerek hedefine doğru ilerliyordu. Gemi daha önce döşenen mayın hatlarından geçiyor ve Karanlık Liman'a giriyordu. Deniz sakin, hava simsiyah, zifiri karanlıktı. Uzaklarda dolaşan düşman devriye gemileri pırıl pırıl yanan projektörleri ile suyun yüzünü aydınlatmaktaydı. Bir an, suyun yüzüne değen ışık silindirler hemen ardından denizi yalayarak, havaya kalkıp yeniden denizin yüzeyinde başka bir noktayı aydınlatıp derinlere inmekte ardından yine uzaklara gitmekteydi. Daha yakınlarda devriyeye çıkmış düşman gemilerinin projektör ve ışıldakları zaman zaman Nusrat'in olduğu kıyının karşısını noktalamaktaydı. Son kontroller bittikten sonra ilk mayın platforma alınmış ve atış anı beklenmeye başlamıştı. Heyecan son haddindeydi. Vatanın selameti için gerekli olan zafer kilidi, Nusrat'in elindeydi. Onu mutlaka sessizce yerine bırakmalıydı.
Sonunda Anadolu yakasındaki Akyarlara, yeni mayın hattını hazırlanacağı noktalara geldiler. Teker teker sessizce elinde kalan son 26 eski tip mayını suya bırakmaya başladı. Suya düşen her mayın belli bir sıra halinde kendisini asılı tutacak ağırlığın gerdiği teller üzerinde yer almaya başladılar. Birkaç dakika sonra tüm mayınlar belirlenen rota doğrultusunda dökülmüştü. Makineler tekrar ulaşabilecekleri en yüksek devirde çok hızlı tempoda çalıştırılmıştı. Şimdi en az mayınlar dökülüşü kadar tehlikeli olan geri dönüş yolculuğu başlamıştı. Daha önceki dökülen mayınlar ve düşman devriye gemileri Nusrat'in yolu üzerinde kol geziyordu.
Kaplıcalar
MERSİN
Mersin ilinde Şifalı su kaynakları oldukça boldur. Bunlardan bazıları Mersin-Güneysu, Güneyyolu, Tarsus Akçakoca, Tarsus Keşbükü İçmeleri, Silifke Saparca Ilıcası Mut -Hocantı Kaplıcası'dır.
Kuş Gözlem Alanı
Göksu Deltası
İl : Mersin
İlçeler : Silifke
Yüzölçümü : 14-480
Rakım : Deniz seviyesi
Koruma : Var
Başlıca Özellikleri : Tatlı ve tuzlu göller, bataklık
Göksu Deltası nadir ve nesli tehlikeye düşmüş kuş türlerinin yaşama,üreme ,beslenme ve konaklamalarını imkan sağlayan uluslararası önemde olan sulak bir alan olup, içerisinde bir çok endemik bitkiyi de barındırmaktadır.Ayrıca dünyanın sayılı kuş göçü yollarından birisidir.
Türkiye’de yaşayan 450 tür kuşun 334’ü Göksu Deltası’nda görülebilir. Delta dünyanın çeşitli yerlerinden gelen Kuşbilimcilerin (Ornitolog) büyük ilgisini çekmektedir. Türkiye’nin diğer bölgelerinde seyrek görülen göçmen, kışlayan ve kuluçkaya yatan birçok kuş türü burayı çekici kılar. Bunların çoğu deltayı yalnızca göç ederken kullanır, bazılarıysa deltada ürer ve hatta kışlar.
Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatak, tepeli pelikan, yaz ördeği, dikkuyruk, ak kuyruklu kartal, şah kartalı, küçük kerkenez ve ada martısı da Göksu’nun konuklarındandır. Saz horozu, yaz ördeği, yalı çapkını, kızıl bacak, kızıl şahin, balıkçıl, sakar meke, yeşilbaş ördek göksu deltasında sürekli, flamingo ise kışın barınmaktadır.
Göksu’da yaşayan 334 kuş türü arasından sıyrılarak Delta’nın sembolü olan saz horozu, aile dayanışması açısından da kuşlar dünyasında özel bir yere sahiptir. Bir yaşına gelen genç saz horozları, dünyaya yeni gelen yavruların beslenmesinde anne ve babalarına yardım ederler.
Delta, deniz kaplumbağalarının (Caretta-Caretta) doğu akdenizde yer alan birinci derece yumurtlama alanıdır.
Kuş Gözlemlemek için en uygun zaman göçün yoğun olarak yaşandığı nisan ve eylül aylarıdır. Sabahın en erken saatleri kuş gözlemlemek için en elverişli zamandır. Kuş gözlemlerken, üzerinizde çarpıcı renkli giysiler olmamasına dikkat edin ve yanınıza dürbün almayı unutmayın.
Kuş Türleri :
Küçük karabatak (maks. 180) ve tepeli pelikan (maks.56), üreyen yaz ördeği (50 çift ile Türkiye'nin bilinen en büyük popülasyonu) ve pasbaş patka (30 çift), kışlayan büyük orman kartalı (maks. 20) ve şah kartal (maks.6) gibi, nesilleri dünya ölçeğinde tehlike altında olan türlerle önemli kuş alanları statüsü kazanır. Bunlara ek olarak, küçük balaban (25 çift), gece balıkçılı (150 çift), alaca balıkçıl (70 çift), erguvani balıkçıl (50 çift), turaç (50 çift), sazhorozu (300 çift), kocagöz (60 çift), bataklıkkırlangıcı (300 çift), akça cılıbıt (200 çift), mahmuzlu kızkuşu (300 çift) ve küçük sumru (150 çift) gibi türler bölgede önemli sayılarda ürer. Aralarında boz kaz (maks.1450), fiyu (maks. 11.648), çamurcun (maks. 14.952), kaşıkgaga (maks.4325) ve sakarmekenin (maks. 36.240) bulunduğu büyük sayılarda sukuşu (maks.91.097) alanda kışlarken, göç sırasında da çok sayıda çeltikçi (maks.2500) ve leylek (maks.22.000) burada konaklar.
Uyduğu Kriterler : A1, A4i, A4iii, B1i, B2
Aydıncık Adaları
İl : Mersin
İlçeler : Aydıncık
Yüzölçümü : 2
Rakım : 0- 30 m
Koruma : Hayır
Başlıca Özellikleri : Kayalık kıyı adaları
Kuş Türleri : Ada martısı popülasyonuyla önemli kuş alanları statüsü kazanır.
Uyduğu Kriterler: A1
Ne Yenir?
Mersin mutfağı
Doğanın ve kültürün zenginliği
Mersin Akdeniz’in verdiği balık ve diğer deniz ürünleri ile ovadan dağlara doğru değişken bir iklimin çeşitlenen tarım ürünlerine sahip. Bu zengin fauna ve flora ortaya büyük bir mutfak çıkarıyor.
Akdeniz’in bütün kıyıları gibi tarih boyunca insanların sürekli hareket ettiği, deniz ticareti yolu ile farklı bölgelere gidip gelen gemilerin insanların taşıdıkları kültürel çeşitlilik de bu özelliğe eklendiğinde zengin bir mutfak ortaya çıkıyor. Bu mutfak deniz sahilinden Toroslar’ın yükseklerine doğru yayılan yerleşimlerde de farklılıklar gösteriyor.
Mersin ve çevre turizm merkezlerinin tümünde yerel mutfağın ürünleri bulunabiliyor. Kebap çeşitleri mutfağın esasını oluşturuyor. Kebap çeşitlerinden bazıları sabah kahvaltısı ya da ara zamanlarda "atıştırmalık" olarak da yeniyor. En yaygın olanı, kebapçıların yanında neredeyse her sokak başında bulunanı Tantuni. Küçük parçalara ayrılmış biftekten yapılıyor.
Kebabın çeşidini ise saymak mümkün değil, onlarca çeşidi var. Ama Çukurova ve Güneydoğu’da ortak özellikler gösteren mutfağın Mersin’e özel yanları da var. Fırında veya kızartılarak yapılan içli köfte Mersin’de haşlanarak yapılıyor ve daha hafif oluyor.
Deniz ürünlerine gelince "Jumbo" denilen iri karidesler, doğu Akdeniz’in en beğenilen balığı lagos, çipura, kalamar, akya, eşkina, ahtapot, kalamar, subye diye sıralanıyor.
Başka yerlerde pek bulunamayacak bir özel yiyecek "zahter" leblebi tozu, dövülmüş karpuz çekirdeği, susam ve yiyeceğe adını veren baharat zahterden (zahter kekik’in yakın akrabasıdır) oluşan karışımla hazırlanıyor. Ekmeğin içi açılıp önce saf zeytinyağına banılıyor, sonra da bu karışım serpilip kapatılıyor. Değişik lezzetleri denemeyi sevenlere önerilir. Yöre halkı kahvaltıda yiyor.
İçeceklerin popüler olanları şalgam suyu, yazın meyan şerbeti ve yemeklerden sonra Mersin usulü Tarsusî kahve. Tarsusî aslında bildiğimiz Türk kahvesi ama küçük fincanda değil de çay bardağında geliyor.
Tatlı çeşidi de zengin; en özgün tatlı havuçtan yapılan cezerye. Her yerde bulunuyor, Kadayıfın salamura yapılmamış taze peynirli olanı diye tarif edebileceğimiz künefe de çok ünlü.
Son zamanlarda yeni icat bir tatlı daha çıktı. Özellikle rakı sofralarının sonunda sunulan bu tatlı Mersin tarımının yeni ürünü avokado, tahin, dövülmüş ceviz ve balla yapılıyor. Mersinlilerin yeni gözdesi olmaya aday.
Yöre mutfağının lezzetli yemekleri acılı ve bolca baharatlıdır. Gerçi turizm geliştikçe servis anlayışı da değişiyor, garsonlar önceden uyarıyorlar ama gene de dikkatinizi çekmekte yarar gördük.
Ne Alınır?
MERSİN
Mersin ili alışveriş merkezleri açısından son derece zengindir. Mersin'in ve ilçelerinin yöresel özelliklerini yansıtan çeşitli hediyelik eşya ve tatlı çeşitleri alınabilir. El sanatlarına ait güzel örnekleri halılarda, kilim çeşitlerinde ve rengarenk yazmalarda görmek mümkündür.
Nasıl Gidilir?
KARAYOLU ULAŞIMI
Mersinden, karayolu ile Türkiye’nin her bölgesine ulaşım kolaylıkla sağlanmaktadır. Mersin Merkez ile diğer il Merkezlerine karayolu ile ulaşım mesafeleri ve Otobüs firma telefonları aşağıda gösterilmiştir.
MERSİN İL MERKEZİNİN DİĞER İL MERKEZLERİNE OLAN UZAKLIKLARI
|
Plaka No
|
İli
|
Mesafe (Km)
|
Plaka No
|
İli
|
Mesafe (Km)
|
|
1
|
ADANA
|
67
|
42
|
KONYA
|
348
|
|
2
|
ADIYAMAN
|
399
|
43
|
KÜTAHYA
|
666
|
|
3
|
AFYON
|
565
|
44
|
MALATYA
|
458
|
|
4
|
AĞRI
|
1035
|
45
|
MANİSA
|
875
|
|
5
|
AMASYA
|
639
|
46
|
KAHRAMANMARAŞ
|
255
|
|
6
|
ANKARA
|
483
|
47
|
MARDİN
|
600
|
|
7
|
ANTALYA
|
489
|
48
|
MUĞLA
|
802
|
|
8
|
ARTVİN
|
1115
|
49
|
MUŞ
|
812
|
|
9
|
AYDIN
|
833
|
50
|
NEVŞEHİR
|
280
|
|
10
|
BALIKESİR
|
887
|
51
|
NİĞDE
|
198
|
|
11
|
BİLECİK
|
760
|
52
|
ORDU
|
799
|
|
12
|
BİNGÖL
|
702
|
53
|
RİZE
|
994
|
|
13
|
BİTLİS
|
801
|
54
|
SAKARYA
|
784
|
|
14
|
BOLU
|
670
|
55
|
SAMSUN
|
743
|
|
15
|
BURDUR
|
611
|
56
|
SİİRT
|
775
|
|
16
|
BURSA
|
829
|
57
|
SİNOP
|
872
|
|
17
|
ÇANAKKALE
|
1094
|
58
|
SİVAS
|
497
|
|
18
|
ÇANKIRI
|
569
|
59
|
TEKİRDAĞ
|
1064
|
|
19
|
ÇORUM
|
568
|
60
|
TOKAT
|
567
|
|
20
|
DENİZLİ
|
711
|
61
|
TRABZON
|
919
|
|
21
|
DİYARBAKIR
|
592
|
62
|
TUNCELİ
|
691
|
|
22
|
EDİRNE
|
1161
|
63
|
ŞANLIURFA
|
412
|
|
23
|
ELAZIĞ
|
556
|
64
|
UŞAK
|
682
|
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı